YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/22506
KARAR NO : 2014/18458
KARAR TARİHİ : 16.10.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
… ile Hazine ve … aralarındaki tescil davasının birleştirilmesine dair İmamoğlu Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 10.07.2013 gün ve 236/182 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, henüz kadastro çalışması yapılmayan yerde haricen satın alma ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuksal nedenlerine danarak dava dilekçesinde sınırları belirtilen taşınmazın adına tapuya tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi, kazanma koşullarının oluşup oluşmadığını bilmediğini beyan etmiştir.
Mahkemece, arasında hukuki ve fiiili anlamda bağlantının bulunduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek nitelikte bulunduğu değerlendirilerek HMK’nun 166. maddesi hükmü gereğince dosyanın mahkemenin 2011/197 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş; birleştirme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaların birleştirilmesine ilişkin kanun yollarını düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 168. maddesinde ‘Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; Bölge Adliye Mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme; Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmez.’ hükmü yer almaktadır. Eldeki davada, dava dosyasının aynı mahkemede görülmekte olan bir başka dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiştir. O halde temyiz konusu edilen birleştirme kararına karşı ancak hükümle birlikte gidilebileceği, sadece birleştirme kararına karşı bu haliyle temyiz kanun yolunun kapalı olduğu sonucuna varılmalıdır. Bu nedenle, davalı vekilinin temyiz isteğinin reddi gerekmiştir.
Bu durum karşısında, davalı vekilinin temyiz isteğinin dinlenebilmesine yasal olanak bulunmadığından, temyiz isteğinin REDDİNE, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.