Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/2286 E. 2013/12659 K. 19.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2286
KARAR NO : 2013/12659
KARAR TARİHİ : 19.09.2013

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı, katkı payı alacağı

… ile … aralarındaki katılma alacağı ve katkı payı alacağı davasının kabulüne dair …. 1. Aile Mahkemesi’nden verilen 13.09.2012 gün ve 128/932 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, evlilik birliği içinde edinilerek davalı adına tapuya tescil edilen 247 ada 3 parsel sayılı taşınmazın edinilmiş mallara katılma rejimi çerçevesinde tasfiyesine karar verilmesini istemiş, 18.06.2012 tarihli dilekçesi ile talebini 25.000 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı taşınmazı kendisinin satın aldığını, davacının taşınmazın edinilmesinde herhangi bir katkısı bulunmadığından davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın edinilme tarihi itibariyle taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejimi bulunup davalı tarafından taşınmazın kişisel mal olduğu ispatlanmadığından taşınmazın değerinin 1/2’si olan 30.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 27.09.1985 tarihinde evlenmişler, 16.06.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 30.10.2009 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK’nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden, evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM’nin 170.maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 16.06.2008 tarihine kadar 4722 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince, TMK’nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dava dilekçesinin içeriği, taraflar arasındaki evlenme tarihi ve taşınmazın davalı adına tescil tarihine göre dava 4721 sayılı TMK’nun 202 ve devamı maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK.nun 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince açılan katılma alacağı isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek taşınmazın tasfiye tarihindeki değeri dikkate alınarak (TMK. m.235/1) katılma alacağı belirlenmelidir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından dava konusu 247 ada 3 parsel 2 nolu bağımsız bölümün ferdileşme yoluyla 15.08.2002 tarihinde davalı adına tapuya tescil edildiği saptanmıştır. Bu saptamaya göre taşınmaz …….. vasıtası ile edinilmiş ise de dosya içinde …….. üyeliğinin hangi tarihte başladığı, ödemelerin kim tarafından hangi tarihlerde yapıldığı ve taşınmazın fiilen hangi tarihte teslim edildiğine ilişkin belge ve bilgiler bulunmamaktadır. Bu halde mahkemece …….. üyeliği ve ödemeler ve fiili teslim tarihine ilişkin bütün belgeler getirtilerek taşınmazın edinilmiş mal olup olmadığının belirlenmesi, taşınmaza ilişkin ödemelerin ağırlıklı kısmı 743 sayılı TKM’nin 170. maddesi gereğince taraflar arasında mal ayrılığı rejiminin bulunduğu tarihte yapılmış ise, davacının talebinin taşınmazın edinilmesine ilişkin yapılan katkıdan kaynaklandığı kabul edilerek davacının değer artış payı alacağının saptanması, ödemelerin ağırlıklı kısmının 01.01.2002 tarihinden sonra yapıldığının belirlenmesi halinde ise, taşınmazın edinilmiş mal olarak kabul edilerek 01.01.2002 tarihinden önce yapılan ödemelerin davalının kişisel malı olduğu dikkate alınarak taşınmazın karar tarihine en yakın tarihteki değerinden (sürüm değeri) düşüldükten sonra kalan miktarın yarısına TMK’nun 236. maddesi gereğince katılma alacağı olarak karar vermek gerekirken yazılı şekilde, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
Kabule göre de belirlenen katılma alacağına TMK’nun 239/son maddesi gereğince tasfiye tarihi olan karar tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekirken dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi de doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 334,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 19.09. 2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.