Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/23461 E. 2014/17204 K. 25.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/23461
KARAR NO : 2014/17204
KARAR TARİHİ : 25.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesat aidiyetinin tespiti

… ile … aralarındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasının kısmen kabulüne kısmen reddine dair …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 15.03.2013 gün ve 304/100 sayılı hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş ise de duruşma isteğinin değerden reddine karar verilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, 825 ve 1255 parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak murisi ….’den intikal ettiğini, 825 parseldeki 45 ağaç ile 1255 parseldeki yapıların ve ağaçların tamamının kendisine ait olduğunu açıklayarak tespit talebinde bulunmuş, 11.02.2013 tarihli keşifte alınan beyanında ise 825 nolu parsele ilişkin davadan feragat ettiğini beyan etmiştir.
Davalı, dava konusu ağaçların tamamının dedesi tarafından dikildiğini, evlerden bir tanesinin 1954 yılında babası tarafından yapıldığını, diğer evin ise tüm mirasçıların katkılarıyla davacı tarafından yapıldığını, davacının miras payı dışında bir hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 825 parsele ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, 1255 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın kabulüne, bu taşınmaz üzerinde bulunan fen bilirkişileri Ali Duman ve Musa Ekinci tarafından tanzim edilen 25/02/2013 havale tarihli raporda (F) harfi ile gösterilen 390,08 m2’lik cam seranın, (G) harfi ile gösterilen 292,82 m2’lik üstü plastik, yanları cam seranın, (E) harfi ile gösterilen bir katlı evin, (B ve A) harfi ile gösterilen iki katlı evin ikinci katının ve toplam 69 adet meyve ağacının davacı …’e aidiyetinin tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalının 1255 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan seralara ve evlere ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bunlara ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA,
Davalının ağaçlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 1255 parsel sayılı taşınmaz kadastro sonucu 1988 yılında tarafların babası Mehmet Akgül adına tescil edilmiştir. Yapılan keşiften sonra ziraat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 24.02.2013 tarihli raporda taşınmazda bulunan 34 tane ağacın 50 yaşlarında olduğu bildirilmiştir. Nüfus kayıtlarına göre ..//..

1963 doğumlu olan davacı keşif tarihi itibarıyla 50 yaşında olup, bahsi geçen 50 yaşlarındaki ağaçları dikmiş olması mümkün olmadığı gibi hayatın olağan akışına da uygun değildir. Bu ağaçlar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ziraat bilirkişi raporunda yaşları 25, 8 ve 8 yaş altı olarak belirtilen diğer ağaçlar yönünden ise; yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve davacı tanıkları hangi ağaçların davacı tarafından dikildiğini bilmediklerini, ancak bazılarının davacı tarafından, bazılarının tarafların babası tarafından dikildiğini beyan etmişlerdir. Bu haliyle tüm ağaçların davacı tarafından dikildiğinin kabulü mümkün değildir.
O halde mahkemece yapılacak iş; ziraat bilirkişi raporunda 50 yaşlarında olduğu belirtilen ağaçlar yönünden davanın reddine, diğer ağaçlar yönünden ise tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda araştırma yaparak olumlu ya da olumsuz bir karar vermekten ibarettir.
Davalının temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 1255 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ağaçlara ilişkin kısmının 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’un 440/III-2. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 879,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2.637,33 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.