YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/23559
KARAR NO : 2014/17250
KARAR TARİHİ : 26.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mülkiyetin tespiti
… ile … ve müşterekleri aralarındaki mülkiyetin tespiti davasının kabulüne dair Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 31.05.2013 gün ve 1051/423 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 31.12.2010 havale tarihli dava dilekçesinde özetle:…. beldesindeki 31 parsel sayılı taşınmazda tarafların elbirliği mülkiyet üzerinde paydaş olduklarını, bu taşınmaz üzerinde iki adet derin su kuyusu ile donanımı ve bir adet tarla evi ile hayvan barınağı ve araç ile tarımsal ürünleri koruma gölgeliklerinin davacı tarafından inşa edildiğini, dava konusu parselle ilgili olarak ortaklığın giderilmesi davasının derdest bulunduğunu, o mahkemece verilen süre içerisinde iş bu davanın taşınmaz üzerindeki muhdesatların aidiyetinin tespiti amacıyla açıldığını ileri sürerek bu muhdesatların vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava konusu taşınmazın imar planı içerisinde kaldığını, dolayısıyla tespiti istenen muhdesatların taşınmaza herhangi bir değer kazandırmadığını ve eski hale getirme isteğinin ayrı bir maliyet gerektirdiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 10.02.2012 günlü ilk kararda (kısa kararda) davanın kabulüne, gerekçeli kararda ise davanın kabulü ile dava konusu 31 nolu parselin mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. Hüküm davalılar vekili tarafından bozma talepli olarak temyiz edilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 26.09.2012 gün 2012/3737-6397 Esas ve Karar sayılı bozma kararında kısaca yazılı olduğu üzere “…somut olaya gelince davacı dava konusu taşınmaz üzerinde iki adet derin su kuyusu ve teçhizatı, bir adet tarla evi ile hayvan ve araç gölgeliklerinin kendisine ait olduğunun tespitini istemiştir. Mahkemece, talep edilen muhdesatların gerçekten muhdesat niteliğinde olup olmadığı, sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşya (teferruat) niteliğinde bulunup bulunmadığının tartışılmaması, hüküm yerinde davacı tarafından meydana getirildiği kabul edilen muhdesatların infazda tereddüte yol açmayacak şekilde nitelik, sayı, cins ve adetlerinin hüküm yerinde gösterilmemesi isabetsiz olduğu gibi davacı tarafından meydana getirildiği kabul edilen, ancak, hüküm yerinde gösterilmemesinden dolayı neler olduğu anlaşılamayan
muhdesatların “davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine” karar verilmesi gerekirken talep dışına çıkılarak dava konusu muhdesatların bulunduğu taşınmazın mülkiyetinin tamamen davacıya ait olduğu sonucunu doğuracak şekilde “dava konusu taşınmaz mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine“ şeklinde karar verilmesi isabetsiz olduğundan….” bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece 20.3.2013 gün ve ilk nolu oturumda Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 26.09.2012 tarihli bozma kararına uyulmasına karar verilmiştir. Mahalli mahkeme 31.05.2013 gün ve 2 nolu oturumda davanın kabulüne, dava konusu parsel üzerinde bulunan ve 06.06.2011 tarihli kadastro bilirkişisi rapor ve krokisinde belirlenen bir adet tarla evi ile hayvan, araç ve tarımsal ürün korunma gölgelikleri, iki adet su kuyusu ve teçhizatın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. Söz konusu karar davalılar vekili tarafından bozma istekli olarak temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; taraflar arasında ….. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/521 Esasında kayıtlı ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğu anlaşılmıştır. Tapu kaydı getirilmiştir. 31 nolu parsel davacı ile davalılar arasında elbirliği mülkiyet üzere tarla niteliğiyle tescilli olduğu görülmüştür.
Mahkemece, 03.06.2011 tarihinde keşif yapılmıştır. Davacı tanığı ….: Tarafların babasının 10 yıl kadar önce öldüğünü, taşınmazın güney kısmında meyve ağaçlarının davacı tarafından dikildiğini, yine taşınmazın güneyinde bina ve hayvan barınağının 3-4 yıl önce davacı tarafından yapıldığını, ayrıca taşınmaz üzerinde çoban evi niteliğinde çalışanların kaldığı bir yapının bulunduğunu, taşınmazın güneyindeki su kuyusunun 3-4 yıl önce açıldığını, ancak kuzey kısmındaki su kuyusunun çok eski olduğunu, fakat bu kuyudaki pompanın yenilendiğini söylemiştir. Davacı tanığı İsmet ise taşınmazın güneyindeki arazinin maliki olduğunu, tarafların babasının 10 yıl kadar önce öldüğünü, bu taşınmazın 10 yıldan beri davacının ekip sürdüğünü, taşınmazın güneyindeki 3 dönüm kadar yere 3-5 yıl önce meyve fidanları dikerek bahçe haline getirdiğini, bu yere hayvan barınağı ile ev niteliğinde bir yapı yaptığını, taşınmazın kuzeyindeki kuyuyu bilmediğini, güneydeki su kuyusunu davacının açtığını söylemiştir. Keşifte görevli kadastro teknisyeni 06.06.2011 tarihli 1/5000 ölçekli kroki ve raporunu dosyaya sunmuştur. İnşaatçı bilirkişi ile ziraatçı bilirkişi müşterek raporları dosya içerisindedir. Açıklanan olgular tarafların ve mahkemenin bilgisi dahilindedir. Uyuşmazlık davanın taraflarının kök miras bırakanı adına kayıtlı iken intikal yoluyla elbirliği mülkiyet üzere taraflar adına tarla niteliğiyle tescilli olan ve ortaklığın giderilmesi davasına konu olan taşınmaz üzerindeki kök murisin ölümünden sonra davacı tarafından açıldığı, yaptırıldığı iddia edilen su kuyusu tek odalı çoban evi ile tarımsal ürünler ile araçların konulduğu ve hayvanların gölgeliği olarak inşa edilen muhdesatların davacıya ait olup olmadığının tespitine ilişkindir.
Davalı taraf taşınmazın imar planı içerisinde kaldığını söylemiş ise de, bu konuda bilgi ve belge dosya içerisine konulmamıştır. Taşınmazın kuzey tarafındaki su kuyusunun tarafların kök murisi tarafından bilinmeyen tarihte açıldığı tartışmasızdır. 31 nolu parselin güney kısmındaki meyve bahçesinin ve buradaki bir adet su kuyusu ile tek odalı çoban evinin ve tarımsal ürünler ile tarım araçlarının ve hayvanların gölgeliği olarak yapılan basit yapıların davacı tarafından meydana getirildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki yerel mahkemenin bozmadan önceki ilk hükmü davacının talebiyle ve kendisine verilen ortaklığın giderilmesi davasındaki önemle herhangi bir ilişkisi bulunmadığı gibi mülkiyet durumunu çözümler nitelikte bir karar olup 7. Hukuk Dairesi’nin bozma kararının buna ilişkin bölümü son derece usul ve yasaya ve içtihatlara uygundur. Yine bozma ilamında açıklandığı üzere basit nitelikteki yapıların, somut olayda tarımsal ürün araçların konulduğu ve hayvanların gölgeliği olarak yapılan yapıların kendiliğinden sökülüp götürülmesi mümkün olduğundan bunlarla ilgili tespit kararı verilmesi usul yasa ve bozma kararı kapsamına aykırıdır.
Hal böyle olunca; 31 nolu parsel üzerindeki taşınmazın güney kısmında bulunan bir adet su kuyusu ve donatısının, ayrıca kuzey kısmında yer alıp da tarafların kök murisinin zamanında açılan eski kuyunun donatısının ve güneydeki bir adet tek odalı çoban evi niteliğindeki yapının davacıya ait olduğu anlaşılmakla yerel mahkemenin 31.05.2013 gün ve 2 nolu oturumdaki açıklanan bu muhdesatlara ilişkin kabul kararı usul ve yasaya uygun olmakla ONANMASINA,
Ancak, 31 nolu parsel üzerindeki davacı tarafından yapılan ve basit yapı niteliğinde olduğu anlaşılan tarımsal ürün ile araçlar ve hayvanların gölgeliği olarak kullanılan yapılar kalıcı nitelikte olmadığından ayrıca taşınmazın kuzeyindeki bir adet derin kuyuda kök murisin sağlığında yapıldığı anlaşılmakla yerel mahkemenin bu muhdesat ve teferruatlara ilişkin kabul kararı yerinde olmadığından davalılar vekilinin bunlara ilişkin temyiz itirazları yerindedir kabulüyle mahalli mahkemenin taşınmazın kuzeyindeki muris tarafından açılan derin kuyu ve güney kısmındaki basit nitelikteki gölgeliklere ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün bu muhdesat ve teferruatlara ilişkin bölümünün BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 546,50 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 26.09 .2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.