YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/23761
KARAR NO : 2014/16374
KARAR TARİHİ : 18.09.2014
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Alacaklı tarafından başlatılan icra takibine dayanak ilam itirazın kaldırılması ve % 40 tazminatın borçlu …’den tahsiline ilişkindir.
Borçlu tarafından icra dosyasına 7.500,00 TL ödeme yapılmıştır.
Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde …. tarafından açılan kira borcunun tahsiline ilişkin istemin reddine ilişkin hüküm Yargıtay tarafından bozulmuş, bozma sonrası ilamla, 14.950,00 TL’nin faiziyle borçlu İsmail’e ödenmesine karar verilmiştir.
Bozma üzerine, alacaklıya ödenen paranın iadesi için muhtıra çıkarılması yönündeki borçlu istemi icra müdürü tarafından reddedilmiş, İcra Mahkemesi’ne bu işlemin iptali için yapılan başvuru Mahkemece reddedilmiştir.
İİK’nun 68/son maddesinde; “itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir. Borçlu menfi tespit ve istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa ve hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar”, hükmü yer almaktadır.
Tazminat borçlusu olup genel mahkemede alacak davası açan İsmail’in davası sonuçlanıncaya (kesinleşinceye) kadar tazminatın tahsili tehir olunacağından kendisinden bunun tahsili usulsüzdür. Yapılan bu tahsilatın muhtıra ile geri istenmesi yönündeki talebin reddi bu nedenle yerinde değildir. İcra Mahkemesi’nce şikayetin kabulü gerekirken yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 18.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.