Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/23806 E. 2014/16344 K. 18.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/23806
KARAR NO : 2014/16344
KARAR TARİHİ : 18.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın önlenmesi

… ile … ve müşterekleri aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 30.04.2013 gün ve 599/325 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, dava konusu … Sitesi C blok numara 7’de yer alan taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, 2006 yılının 9. ayından beri müvekkilinin rızası hilafına davalılar tarafından kullanıldığını açıklayarak, dava konusu taşınmazda davalıların müdahalelerinin men’i ile taşınmazın müvekkiline teslimini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacının dava ehliyetinin bulunmadığını, taşınmazın tapusuz ve …. Sitesi Yapı Kooperatifi’ne ait bir yer olduğunu, payını devretmeden önce davacının da ortağı olduğu …Tekstil İnş. Gıda Otomotiv Nak. Tic. Ltd. Şti. tarafından 01.06.2006 yılından bu yana kullanıldığını, davacının daha önce Kaymakam’lığa başvuruda bulunduğunu fakat bu başvurunun reddedildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın tapusuz taşınmaz olduğu, davacının kooperatif üyesi olduğu, davalının ise 6-7 yıldır dava konusu taşınmazda …Ltd. Şti. adlı işyerini işleten sıfatı ile zilyet bulunduğunun anlaşıldığı ve kayden malik olmayan davacının men’i müdahale talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamalara göre; dava, TMK’nun 981 vd. maddeleri uyarınca zilyetliğin korunması isteğine ilişkindir. TMK’nun 984. maddesinde; “Gasp ve saldırıdan dolayı dava hakkı, zilyedin fiili ve failini öğrenmesinden başlayarak iki ay ve her halde fiilin üzerinden bir yıl geçmekle düşer.” denilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacı davaya konu taşınmazın 2006 yılının 9. ayından bu yana davalılar tarafından kullanılarak tecavüzde bulunulduğunu ileri sürerek istekte bulunduğuna göre TMK’nun 984. maddesinde öngörülen hak düşürücü süreler geçmiştir. Mahkemece açıklanan gerekçelerle davanın

reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonunda yazılı gerekçelerle kayden malik olmayan davacının men’i müdahale talebinde bulunamayacağı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de hüküm redde ilişkin olup sonucu itibari ile doğru bulunmaktadır.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle, sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün açıklanan nedenlerle ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 256.00 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 18.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.