YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/332
KARAR NO : 2013/7384
KARAR TARİHİ : 16.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı
… ile … aralarındaki katılma alacağı davasının reddine dair … 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nden verilen 04.07.2011 gün ve 522/386 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, evlilik birliği içinde kooperatif üyeliği yoluyla edinilerek davalı adına kayıtlı bulunan taşınmazın edinilmiş mal olduğunu, ev eşyalarının da davalı tarafta kaldığını açıklayarak, mal rejiminin tasfiyesi ile 15.000 TL katılma alacağının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiş; 09.05.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle talep 30.000 TL’ye yükseltilmiştir.
Davalı vekili, davanın 1 yıllık süreden sonra açıldığını bildirerek zamanaşımı definde bulunmuş; ayrıca tarafların kazançlarını ayrı ayrı değerlendirdiklerini, ev eşyalarının da davacı tarafından götürüldüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın TMK’nun 178. maddesinde düzenlenen 1 yıllık süreden sonra açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 29.06.2000 tarihinde evlenmiş, 24.08.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 05.12.2008 tarihinde kesinleşmesiyle evlilik birliği son bulmuştur. Dava konusu taşınmazın tapu kaydı yargılama aşamasında dosya arasına getirilmemiştir. Dairenin geri çevirme kararı üzerine dosyaya sunulan belgelerde, dava konusu kooperatif üyeliğine davalının 18.07.2002 tarihinde üye olduğu ve kooperatifin 31.12.2006 tarihinde tasfiye olduğu belirtilmektedir.
TMK’nun 179. maddesine göre mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır. Taraflar aralarında başka bir mal rejimi seçildiğini ileri sürmediklerine göre, evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise TMK’nun 202. maddesine göre yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabidirler. Başka bir anlatımla dava konusu kooperatif üyeliğine giriş tarihi itibariyle eşler
arasında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Eşler arasındaki mal rejimi TMK’nun 225/2. maddesine göre boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle sona ermiştir.
Dava, katılma alacağına ilişkindir. TMK’nun 5. maddesine göre, Borçlar Kanunu’nun genel nitelikli hükümleri uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 646. maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 544. maddesi) de Borçlar Kanunu’nu MK’nun mütemmimi kabul etmiştir. Edinilmiş mallara katılma rejimine tabi davalar bakımından zamanaşımı süresinin Hukuk Genel Kurulu’nun 17.04.2013 tarih ve 2013/8-375 Esas, 2013/520 Karar sayılı kararıyla da belirtildiği gibi TMK’nun 5. maddesi yollamasıyla Türk Borçlar Kanunu’nun 146 (Borçlar Kanunu 125). maddesine tabi olduğu belirlendiğine göre, somut olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresi 10 yıldır.
Öte yandan, dava ve ıslah dilekçesinde cins ve nitelikleri belirtilmemekle birlikte ev esyalarından da söz edilmektedir. Mahkemece, 6100 sayılı HMK’nun 31 (1086 sayılı HUMK’nun 75/2) maddesi uyarınca davacı taraftan açıklama istenilmesi, ev eşyaları bakımından da dava açıldığının anlaşılması halinde, istem tazminata ilişkin olduğuna göre esyalar bakımından da zamanaşımı süresinin Türk Borçlar Kanunu’nun 146 (Borçlar Kanunu 125). maddesine göre 10 yıl olduğunun nazara alınması, bundan sonra taraf delillerinin eksiksiz toplanarak değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, yine 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.