Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/4647 E. 2013/8284 K. 03.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4647
KARAR NO : 2013/8284
KARAR TARİHİ : 03.06.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Taşınmaz rehninin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte taşınmazlarda bulunan kiracılara İİK’nun 150/b maddesi gereğince kira paralarını dosyaya ödemeleri için 24.06.2010 tarihli muhtıra gönderilmiş, kiracılardan … Ltd Şti’nin aylık kira bedeli olarak 7.250,00 TL, … .Ltd Şti’nin ise ” 05.07.2009 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli, aylık kira bedelinin 3.600,00 TL olarak kararlaştırıldığı kira sözleşmesini de sunarak” 3.600,00 TL kira bedellerini dosyaya ödemiştir. Borçlu şirketin İcra Mahkemesine şikayeti üzerine bu ödemelerin dosyaya yapılması işlemi durdurulmuş ise de, kararın bozulmasından sonra 24.08.2011 tarihli talep üzerine kira paralarının dosyaya ödenmesi için kiracılara yeniden muhtıra çıkartılmıştır. Kiracı … Ltd. Şti… muhtıraya karşı itiraz etmediği halde kira paralarını dosyaya ödemediği, … Ltd Şti’in de, 21.03.2011 tarihinde üç yıllık kira bedelinin peşin olarak borçluya ödendiğinden bahisle muhtıraya cevap vermesi karşısında, İcra Dairesi’nce İİK’nun 356. maddesi gereğince her iki kiracı aleyhine işlem yapılmasına karar verilmiş ve ilgili müzekkereler yazılmıştır. Kiracı … Ltd Şti banka hesaplarına haciz uygulanması üzerine icra dairesine başvurarak, ”borçlu ile aralarında adi yazılı şekilde düzenlenmiş 14.03.2011 başlangıç tarihli, üç yıl süreli ve aylık kiranın 5.000,00 TL olarak belirlendiği kira sözleşmesini ve faturaları ibraz ederek” kira bedellerinin borçluya peşin olarak ödendiğinden bahisle hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş, talebin reddi üzerine … . İcra Hukuk Mahkemesi’nin 15.02.2012 tarih ve 2011/2560 E., 2012/178 sayılı kararı ile de şikayetin reddine karar verilmiştir. Alacaklı vekili tüm bu aşamalardan sonra, İcra Dairesi’nde, muhtıra tarihinden itibaren ve de dosya kapsamında kesinleşen aylık kira bedelleri üzerinden dosyaya ödenmeyen kira bedellerinin hesap edilerek, bu rakamlara göre İİK’nun 356. maddesince haciz işlemi yapılmasını talep etmiştir. İcra Dairesi, kiracı … Ltd Şti yönünden aylık kira bedelini sunduğu kira sözleşmesine göre 5.000 TL kabul ederek, yaptığı kısmi ödemeleri de düşerek hesaplama yapmış ve hacizden önce ilgililere muhtıra çıkartılmasına karar vermiştir. Alacaklı vekili … Ltd. Şti. yönünden aylık kira bedelinin 7.250,00 TL yerine, 5.000,00 TL olarak kabulü ve yeniden her iki kiracıya muhtıra gönderilmesine ilişkin işlemin iptalini talep etmiştir. Mahkemece aylık kira bedelinin 5.000,00 TL’den fazla olduğuna dair kira sözleşmesinden başkaca delil olmadığı ve ilgilinin ödeyeceği süre ile miktarın belirlenmesi için yeniden muhtıra gönderilmesi gerektiğinden şikayetin reddine karar verilmiştir.
TMK’nun 863 . maddesi gereğince, kiraya verilmiş taşınmaz üzerindeki rehnin kapsamına, borçluya karşı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlanmasından, rehnin paraya çevrilmesi anına kadar işleyen kira bedelleri de girer. Rehin hakkı, kiracılara karşı ancak cebri icra yoluyla takibin kendilerine bildirilmesinden sonra ileri sürülebilir. Rehinli taşınmaz malikinin henüz muaccel olmamış kira bedelleri üzerinde yaptığı hukuki işlemler, kira alacaklarının muaccel olmalarından önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlamış olan rehinli alacaklılara karşı geçerli olmadığı,
Yine İİK’nun 150/b maddesi hükmünce de, rehin, kiraya verilmiş bir taşınmaz ise icra memuru, alacaklının talebi üzerine takibin kesinleşmesini beklemeden kiracıları da takipten haberdar eder ve işleyecek kiraların icra dairesine ödenmesini emreder. Kiracı ihtara rağmen kira paralarını icra dairesine yatırmazsa hakkında 356’ncı madde hükmü kıyasen uygulanır. 356. maddesinde ise; ilgili madde hükümlerine riayet etmemiş olanların kesmedikleri veya ilk vasıta ile göndermedikleri para ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına hacet kalmaksızın icra dairesince maaşlarından veya sair mallarından alınacağı düzenlemeleri mevcuttur.
Somut olayda rehinli takibin başlamasından sonra kira paralarının dosyaya ödenmesinin usulü dairesinde kiracılara bildirildiği, kiracılardan … Çeyiz… Ltd. Şti’nin aylık kira bedelinin 7.250,00 TL, Tümtel … Ltd. Şti’nin ise 3.600,00 TL olduğunu kabul ederek dosyaya ödediği, yine dosyada son olarak 24.08.2011 tarihli muhtıra ile kira bedellerinin dosyaya ödenmesinin bildirildiği görülmektedir.
Bu durumda Mahkemece rehinli takibin kiracılara bildiriminden sonra borçlu ile yapılan kira sözleşmesi ve ona yapılan ödemenin alacaklı yönünden bağlayıcı olmadığı, dosyada … Çeyiz’in aylık kira borcunun 7.250,00 TL, … Ltd. Şti’nin 3.600,00 TL olduğu ve kiracıların 24.08.2011 tarihli muhtıra üzerine kira borçlarının tamamını dosyaya ödemediklerinden, kiracılar aleyhinde İİK’nun 356. maddesi hükmünce yeniden muhtıraya gerek olmadan haciz işleminin yapılması gerektiği dikkate alınarak sonuca gidilmelidir.
Yine İcra mahkemelerine yapılan şikayetin HMK’da düzenlenen dava niteliğinde olmadığı ve uygulanacak yargılama usulünün de İİK’nun da düzenlendiği nazara alınarak, şikayet üzerine verilecek kararlardan menfaati etkilenecek kişilerin resen tespit edilerek, kendilerine tebligat yapıldıktan, varsa başvuruya karşı cevapları alındıktan ve delilleri toplandıktan sonra şikayetin sonuçlandırılması gerektiği halde, bu şikayette menfaati etkilenen kiracılara şikayet dilekçesi tebliğ edilmeden işin esasının sonuçlandırılması da isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. ve İİK’nun 364. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 03.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.