Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/4737 E. 2013/8424 K. 04.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4737
KARAR NO : 2013/8424
KARAR TARİHİ : 04.06.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Sıra cetvelindeki sıraya itiraz

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla yürürlükte bulunan HUMK’nun 443/4. maddesine (6100 s. HMK. m. 367/2) göre aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar kesinleşmedikçe infaz edilemez. Bu ilamlara ilişkin kesinleşmeden takip yapılamayacağı yönündeki şikayetler, kamu düzeninden olup süresiz şikayet olarak incelenmelidir. Öte yandan, her dava ve şikayet, davanın açıldığı (şikayetin yapıldığı) tarihteki koşullara ve hukuki duruma göre hükme bağlanır.(Hukuk Genel Kurulu’nun 2011/12-177 Esas, 2011/300 Karar sayılı 11.05.2011 tarihli, 28.11.1956 tarih ve 15/15 sayılı ve İBK kararları gereğince)
Somut olayda boşanma ilamı ekinde hükmedilen maddi ve manevi tazminat ve nafaka alacaklarının tahsili amacıyla, ilamın boşanma hükmü kesinleşmeden 11.02.2011 tarihinde ilamlı takip başlatılmış, boşanma hükmü 26.03.2012’de kesinleşmiş 04.10.2012 tarihinde borçluya bakiye borç muhtırası gönderilmiştir. Borçlu boşanma ilamı kesinleşmeden maddi ve manevi tazminat alacakları yönünden takip yapılamayacağı nedeniyle takibin iptalini talep etmiş ve nafaka alacağı yönünden ise takip dosyasına 35.050,00 TL ödeme yapıldığını, bu nedenle borcu kalmadığını bildirerek muhtıranın iptalini istemiştir. Mahkemece, maddi ve manevi tazminat alacakları için ilam kesinleşmeden icra takibi yapılamayacağı yönünden şikayetin süre aşımından, nafaka alacağı yönünden ise henüz 7.706,38 TL borcu bulunduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
Takip tarihinde maddi ve manevi tazminat alacakları açısından kesinleşmeyen ilama dayanıldığına göre bu kalem alacaklar yönünden yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda takibin iptali gerekir. Buna göre bakiye borç hesabıda diğer alacaklar üzerinden yapılmalıdır. Bu hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ:Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK’ nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,taraflarca HUMK’ nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’ nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.