Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/5165 E. 2013/7385 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5165
KARAR NO : 2013/7385
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın önlenmesi

… ve … ile …ve … aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair … (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 21.12.2009 gün ve 33/21 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın vekil edenlerinin annelerinden miras yoluyla intikal ettiğini ve zilyetliklerinde olduğunu açıklayarak, davalıların el atmalarının önlenilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, niza konusu taşınmazın davacılarla ilgisiz bulunduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairenin geri çevirme kararı üzerine dosyaya eklenen Kadastro Müdürlüğü’nün 18.06.2012 tarihli karşılık yazısında; dava konusu taşınmazın kadastro çalışmalarında 111 ada 3, 104 ada 22, 110 ada 11 ve 12 parsel numaralarıyla kadastro tutanağı düzenlenen yerler olduğu bildirilmiştir. Dava, TMK’nun 683. maddesine dayalı elatmanın önlenilmesi isteğine ilişkindir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 24. maddesinde yer alan temel kural uyarınca, Kadastro Mahkemesi “genel mahkemelere ait olup da bu kanunun uygulanması ile ilgili dava ve işlere” bakar. Bu durumda, Kadastro Mahkemesi’nin bir dava ve işe bakabilmesi için, her şeyden önce ve dava ve işin genel mahkemelerin görevine girmesi, bu dava ve işin Kadastro Kanunu’nun uyulanmasına ilişkin bulunması, öte yandan Kadastro Kanunu’nun 25. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında belirtilen bir dava ve iş olması zorunludur. Mahkemece, uyuşmazlığın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 27. maddesi hükmüne göre Kadastro Mahkemesi’nin görev alanına dahil bulunduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözönünde tutulur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Usul ve Yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.