Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/5907 E. 2013/10638 K. 08.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5907
KARAR NO : 2013/10638
KARAR TARİHİ : 08.07.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R

Davacı üçüncü kişi vekili, … 31. İcra Müdürlüğü’nün 2009/18148 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, İcra Müdürlüğü’nün sayılı Talimat dosyasında yapılan 11.01.2011 günlü hacze konu menkullerin takip borçlularına ait olduğunu, borçlular ve üçüncü kişi şirket arasında ortaklık yapısı ve aynı adreste, aynı alanda faaliyet göstermeleri nedeni ile organik bağ bulunduğunu belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, dava konusu mahcuzların bir başka takip dosyasında alacaklı şirket tarafından satın alınarak …. Alüminyum PVC … Ltd. Şti’ne satıldığını, bu şirket tarafından da üçüncü kişi şirkete satıldığını, borçlular ile üçüncü kişi şirket arasında organik bağ bulunmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlular, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, “dava konusu haczin takip borçlusunun adresinde yapıldığı, toplanan delillerle mahcuzların üçüncü kişiye ait olduğunun tespit edildiği“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklı tarafından İİK’nun 99. maddesi uyarınca “istihkak iddiasının reddi” davası olarak açılmıştır.
Davalı üçüncü kişi ve borçlu şirketler arasında ortaklık yapısı ve aynı alanda faaliyet göstermeleri nedeni ile organik bağ vardır. Diğer yandan üçüncü kişi şirketin 02.02.2010 tarihine kadar faaliyet gösterdiği, … Mh. 2269. Sk. No:42/1 adresinde borçlu … Alüminyum Ltd. Şti. de 10.02.2010’a kadar şube faaliyeti göstermiş, diğer borçlu da bu adresi 03.06.2009’a kadar ticari merkezi olarak kullanmıştır.
Borcun kaynağı, 11.09.2009 keşide, 14.10.2009 vade tarihli bonodur. Bu durumda İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. İİK’nun 99. maddesinin sehven uygulanması ispat yükünün yer değiştirmesi sonucunu doğurmayacaktır.
İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan üçüncü kişinin dayandığı adi nitelikteki kira sözleşmesi, vergi levhası vb. deliller her zaman temini mümkün niteliktedir. Faturalar ise borcun doğum tarihinden sonra düzenlenmiş olup, eşyaların ayırt edici özellikleri yazmadığından mahcuzlarla karşılaştırılması mümkün olmayacaktır.
İstihkak iddiası kanıtlanamadığından alacaklının açtığı davanın kabulü gerekirken, oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve
21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine
08.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.