YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5951
KARAR NO : 2013/18380
KARAR TARİHİ : 05.12.2013
MAHKEMESİ : … 3. Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı, tapu iptali ve tescil
… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair … 3. Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesi’nden verilen 20.11.2012 gün ve 260/623 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, evlilik birliği içinde edinilerek davalı eş adına tescil edilen taşınmazların alımına uzun yıllar yüksek maaşla çalışan vekil edeninin katkısı olduğunu açıklayarak, 1325 ada 1 ve 1294 ada 3 parsellerin davalı üzerindeki tapu kayıtlarının iptali ile 1/2’şer hisselerinin vekil edeni adına tescilini, tapu iptali ve tescil istekleri kabul edilmediği takdirde bedellerinin dava tarihinden itibaren faiziyle tahsili ile davalının T.C. … Bankası’ndaki hesabında mevcut 99.856,04 DM mevduatın da % 1/2’sinin davacıya aktarılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, 1963 yılından beri yurtdışında olan davalının 1969’da evlenmesi ve çocukların doğmasını takiben sigortalı çalışmaya ara verdiğini, ancak evde örgü vs işler yaparak gelir elde ettiğini, taşınmazların alım tarihinden bugüne zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının kazancını kişisel harcamalarına sarfettiğini ve birikimim ayrı tuttuğunu, katkısı olmadığını, kaldı ki yurtdışında hükme bağlanan boşanma davasında konunun çözüme kavuşturulduğunu, kesin hüküm olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 1969 yılında evlenmiş, … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 313 F 51/04 dosya numaralı ilamıyla boşanma davasının kabulüne karar verilerek, hükmün 16.09.2005 tarihinde kesinleşmesiyle evlilik birliği son bulmuştur. Boşanma hükmü … 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/ 261 Esas ve 2005/ 159 Karar sayılı 21.12.2005 tarihli ilamıyla tanınmış 24.04.2006 tarihinde kesinleşmiştir.
Dava konusu 1294 ada 3 parselde Al Blok 4 numaralı mesken 02.08.1989 tarihinde irtifakı yoluyla davalı adına tescil edilmiştir. 1325 ada 1 parselde 4/21202 pay ise imar yoluyla 06.05.1992 tarihinde davalı adına tapuya kaydedilmiştir. Uyuşmazlık konusu T.C. … Bankası’ndaki 8478 no.lu hesabın davalı adına 1994 yılında 60.000 DM. karşılığı açıldığı, 09.12.2005 tarihinde faizli bakiyenin Euro cinsine dönüşümüyle oluşan 65.640,66 Euro’nun aynı tarihte çekildiği bildirilmiştir.
Dava, evlilik birliği içinde edinildiği ileri sürülen taşınmazlar ve mevduata katkıda bulunulduğu iddiasına dayalı taşınmazlar bakımından öncelikle iptal ve tescil, olmadığı takdirde katkı payı alacağı istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nun 303 (1086 sayılı HUMK’nun 237.) maddesi hükmüne göre her iki davanın tarafları, konusu ve dava sebebinin aynı olması halinde kesin hüküm söz konusudur. Dosya arasında çevirisi mevcut … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin yukarıda numarası ve tarihi yazılı ilamında; tarafların boşanmalarına, kocanın emeklilik maaşının kadından daha fazla olması nedeniyle denkleştirme talep hakkı var ise de, kadının malvarlığının kocaya göre daha fazla olduğu, tarafların yurtdışındaki bir daireye yarı yarıya sahip oldukları, kadının bundan ayrı yine yurtdışında halen oturduğu daire ile … de yazlık dairenin de maliki olduğu ve 100.000 DM mevduat sahibi olması nedeniyle de yaşlılık döneminde yeterli mali emniyete haiz olduğu gerekçesiyle emeklilik haklarının denkleştirilmemesine karar verildiği görülmüştür. Temyiz incelemesine konu dava ile kesin hüküm teşkil ettiği kabul edilen … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin tarihi ve sayısı yukarıda açıklanan dosyasında taraflar aynı ise de, dava konusu ve sebep farklı bulunmaktadır. Somut olayda ileri sürülen, mal rejimine dayalı iptal ve tescil ile alacak isteğine ilişkin … Sulh Hukuk Mahkemesi’ne açılmış bir dava ve buna ilişkin hüküm mevcut değildir. Mahkemece, yabancı mahkeme ilamında emeklilik haklarının denkleştirilmemesi yönündeki hükmün gerekçesine atıf yapılarak, somut olay bakımından kesin hüküm oluştuğunun kabulü doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, iddia ve savunma doğrultusunda taraf delillerinin eksiksiz şekilde toplanması, değerlendirilmesi ve sonucuna göre işin esası bakımından bir hüküm verilmesidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasa hükümlerine aykırı bulunan yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına 24,30 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.