YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6159
KARAR NO : 2013/18124
KARAR TARİHİ : 02.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali, tescil ve katkı payı alacağı
… ile … aralarındaki tapu iptali, tescil ve katkı payı alacağı davasının açılmamış sayılmasına dair … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 15.02.2010 gün ve 381/76 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı … mirasçıları … ve müşterekleri vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı … vekili, tarafların 1985 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde satın alınarak davalı adına tescil edilen 4 parça taşınmazın edinilmesine, yurt dışındaki çalışmalarından elde ettiği kişisel gelir ve birikimlerle katkıda bulunduğunu açıklayarak tapu kayıtlarının iptaliyle 1/2 oranında vekil edeni adına tapuya tesciline, olmadığı takdirde yarısına tekabül eden bedelinin yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, HUMK’nun 409/5.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava;mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde katkı payı ve katılma alacağı isteğine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Dosya içerisinde nüfus kaydı ve mirasçılık belgesine göre, davacı … yargılama sırasında 19.06.2009 tarihinde ölmüş, bu husus 17.09.2009 tarihli oturumda tutanağına geçirilmek suretiyle tespit edilmiştir. Mahkemece, davacının öldüğü belirlenmesine karşılık mirasçılarına tebligat çıkarılmaksızın takip eden celsede dosyanın takipsiz bırakılması nedeniyle HUMK’nun 409. maddesi uyarınca, dava dosyasının işlemden kaldırılmasına ve nihayet 3 aylık süre içerisinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacının ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 397. maddesi (6098 sayılı TBK’nun 513. maddesi) uyarınca aksi sözleşmeden veya işin mahiyetinden anlaşılmadıkça verdikleri vekalet, gerek vekilin gerek müvekkilin ölümüyle son bulur. Bilindiği üzere; taraf ehliyeti davada taraf olabilme yeteneği olup, dava şartlarındandır. Dava şartları kamu düzeniyle ilgili olup mahkemece res’en gözönünde tutulması gerekir. Bu açıklamalar ışığında bakıldığında vekâletin ölümle son bulduğu anlaşılmaktadır. Öyleyse, ölümle vekâlet ilişkisi son bulduğu halde, davacının mirasçılarından vekâletname alınmadan veya mirasçıları davaya dâhil edilmeksizin, başka bir söyleyişle; usulen taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı … mirasçıları vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı … mirasçıları … ve müştereklerine iadesine, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.