Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/6202 E. 2013/18127 K. 02.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6202
KARAR NO : 2013/18127
KARAR TARİHİ : 02.12.2013

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile … ve … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair … 2. Aile Mahkemesi’nden verilen 29.12.2011 gün ve 537/1178 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, tarafların 2002 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde alınarak davalı … adına tescil edilen 2416 ada 18 parsel üzerindeki 31 nolu bağımsız bölümün alınmasına kişisel malı ile katkıda bulunduğunu, taşınmazın davalı eş tarafından muvazaalı olarak diğer davalıya devredildiğini açıklayarak, muvazaaya dayalı temliki tasarrufun iptaliyle önceki malik adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ayrı ayrı davanın yersiz açıldığını, satış işleminin gerçek olduğunu, davacının katkısı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 2416 ada 18 parsel üzerindeki 31 nolu bağımsız bölüm, 05.03.2003 tarihinde satış yoluyla diğer davalı … adına tescil edilmiş,10.06.2009 tarihinde satış yoluyla eniştesi olduğu belirtilen diğer davalı …’ye devredilmiş, adına tescil edilmiştir.
Dava; 6098 sayılı BK’nun 19. (818 sayılı BK’nun 18) maddesi uyarınca açılan muvazaaya dayalı temliki tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4. maddesine göre, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun üçüncü kısım hariç olmak üzere ikinci kitabı ile 03.12.2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu uyarınca Aile Mahkemeleri, Aile Hukuku’ndan doğan dava ve işlere bakmakla görevlidir. Dava konusu uyuşmazlık ise, anılan yasal düzenlemeler kapsamındaki bir uyuşmazlık olmayıp davalı eş ile diğer davalının haksız eylem niteliğindeki davranışlarından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle 6098 sayılı BK’nun 19. (818 sayılı BK’nun 18) maddesine dayalı muvazaa hukuksal nedeniyle açılan davalara, değeri dikkate alınarak genel mahkemelerce bakılmalıdır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasından re’sen dikkate alınması gereken hususlardandır.
O halde; Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen önceki görevsizlik kararı taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden görevsizlik kararı verilmesine engel teşkil etmeyeceği göz önünde tutularak mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesi gerekirken işin esasına girmek suretiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.