Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/6212 E. 2013/6875 K. 09.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6212
KARAR NO : 2013/6875
KARAR TARİHİ : 09.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile Hazine ve dahili davalı … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 26.04.2012 gün ve 109/54 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, miras yoluyla intikal, satış ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedeniyle 256 ada 13 ve 24; 259 ada 34, 260 ada 2 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, keşifte 259 ada 34 parsel sayılı taşınmaz hakkında açtığı davadan feragat etmiştir.
Davalı Hazine vekili ise, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 259 ada 34 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer parseller yönünden davacının davasının kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazlar, 2008 yılında yapılan kadastro çalışmalarında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 15.06.2000 tarih 7906 sayılı kararı ile ilan edilen 1.derece doğal sit alanı içinde kaldığı açıklanarak zilyedi davacı beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle Hazine adına tespit edilmiş ve tutanaklar 13.11.2008 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir.
Tespit sonrasında … Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 16.04.2009 tarih 4563 sayılı kararı ile 1. derece doğal sit alanlarının yeniden belirlendiği ve taşınmazların 1. derece doğal sit alanı dışında kaldığı, taşınmazlar üzerinde 2863 sayılı Kanun kapsamına giren korunması gereken taşınır ve taşınmaz kültür varlığının bulunmadığı dosya arasında bulunan … Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Müdürlüğü yazı cevabı ile harita mühendisi ve arkeolog bilirkişi raporlarından anlaşıldığına göre dava konusu taşınmazların Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu hükümleri uyarınca zilyetlik yolu ile kazanılmasını engelleyen bir durumun olmadığı; TMK’nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddeleri hükümleri uyarınca diğer gerekli kazanma koşulları oluştuğu taktirde kazanılmasının mümkün bulunduğu anlaşılmaktadır.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, tapulama çalışmaları sırasında sit alanında kalması nedeniyle Hazine adına tespit ve tescil edilen taşınmazların Hazine adına tespit edildiği tarihe kadar davacı tarafından 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olacak şekilde tarım arazisi şeklinde tasarruf edildiği yerel bilirkişiler tarafından ifade edildiğine, kültür arazisi niteliğinde olduğu ziraatçi, orman sayılmayan yerlerden olduğu orman yüksek mühendisi uzman bilirkişiler tarafından gerekçeli olarak raporlarında açıklandığına, kazanmaya engel bir durum olmadığı dosya kapsamından belirlendiğine göre Mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı Hazine vekilinin aşağıdaki husus dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile hükmün esasının ONANMASINA,
Davalı Hazine vekilinin yargılama gideri ve avukatlık ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava dilekçesinde, davaya konu edilen dört parsel için toplam dava değeri 18.000 TL gösterilerek harcı yatırılmıştır. Mahallinde yapılan keşif sonunda iptal ve tescile karar verilen 256 ada 13 ve 24; 260 ada 2 parsel sayılı taşınmazların dava tarihindeki değeri 27.192,77 TL olarak belirlenmiş, davası reddedilen 259 ada 34 parselin değeri belirlenmemiştir. Mahkemece, harç tamamlattırılmadığı halde, 27.192,77 TL üzerinden davacı yararına avukatlık ücretine hükmedilmiş, davası reddedilen parsel yönünden davalı Hazine lehine avukatlık ücretine hükmolunmamıştır. Dava dilekçesinde dört parselin toplam değeri 18.000 TL gösterildiğine ve her parselin eşit değerde olduğu kabul edilerek, reddedilen parselin değeri düşünüldükten sonra kalan 13.500 TL üzerinden davacı, 4500 TL üzerinden de davalı Hazine yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Öte yandan; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği halde, yargılama giderlerinin tamamının davalı Hazine’ye yükletilmesi de doğru olmamıştır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün avukatlık ücreti ve yargılama giderleri ile ilgili bölümlerinin 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca Hazine’den harç alınmasına mahal olmadığına 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.