Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/6606 E. 2013/12693 K. 19.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6606
KARAR NO : 2013/12693
KARAR TARİHİ : 19.09.2013

MAHKEMESİ :…….. Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Şikâyet eden alacaklı vekili, … 2. …….. ……..lüğü’nün 2012/3001 sayılı …….. dosyasında yazılan …….. uyarınca, …. …….. ……..lüğü’nün 2012/850 sayılı …….. dosyasında yapılan 17.10.2012 günlü hacizde hazır bulunan takip borçlusu ile alacaklının itiraz etmeyerek üçüncü kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş sayılacağı konusunda asıl …….. ……..lüğü tarafından verilen 05.11.2012 tarihli kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, anılan kararla birlikte haczin de kaldırıldığını belirterek şikâyetin kabulü ile ……..lük kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda şikayetin reddine karar verilmiştir. Hüküm, şikayet eden alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu, …….. ……..lüğü’nün istihkak iddiası ile ilgili aldığı kararın iptal edilmesi istemine yönelik şikâyet başvurusu niteliğindedir.
İİK’nun 96/1-2. maddesinde: “Borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, …….. dairesi bunu haciz ve …….. zabıtlarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir.
…….. dairesi aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir. Sükutları halinde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar…” düzenlemesi yer almaktadır.
Buna göre, asıl takibin yapıldığı yer …….. ……..lüğü, üçüncü kişi ile borçlunun malı birlikte elinde bulundurması halinde anılan yasal prosedürü uygulayarak takip borçlusuna ve alacaklı vekili adına çıkartacağı tebligat ile 60 nolu varakayı göndermeli, istihkak iddiasına karşı beyanda bulunmak üzere 3 gün verip, bu süre içinde itiraz edilmemesi halinde istihkak iddiasının kabul edilmiş sayılacağı yönünde uyarıda da bulunmalıdır. Usulüne uygun yapılan tebligata rağmen 3 gün içinde itiraz edilmezse bu kez istihkak iddiasının kabul edilmiş sayıldığı belirtilerek haczin kaldırılması mümkün olacaktır.
Ne var ki, somut olayda, hacizde hazır bulunan borçlu ve alacaklı vekilinin açık bir beyanı olmadığı için istihkak iddiasına karşı tutumları belirsizdir. Bunun giderilmesi için de İİK’nun 96/1–2. maddesindeki yasal prosedürün uygulanması ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir ki Dairemizin ve Yargıtay’ın uzun süredir istikrar kazanan uygulaması da bu yöndedir.
Belirtilen hususlar dikkate alınmadan şikâyetin kabulü yerine oluşan ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine yönelik yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle şikayet eden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
19.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.