Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/7078 E. 2013/15605 K. 01.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7078
KARAR NO : 2013/15605
KARAR TARİHİ : 01.11.2013

……
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R

Davacı alacaklı vekili, ….. 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/6531 sayılı takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, …… İcra Müdürlüğü’nün 2012/629 sayılı talimat dosyasında yapılan 02.07.2012 günlü istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişinin borçlu ile organik bağ içinde olduğunu, aynı adreste aynı alanda arka arkaya faaliyet gösterdiklerini ve ortakları arasında da akrabalık bağının bulunduğunu, borçlunun eski çalışanlarının üçüncü kişi şirket bünyesinde çalışmaya devam ettiklerini, istihkak iddiasını kanıtlamaya yönelik fatura ya da benzeri bir delil sunulamadığını belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, dava konusu mahcuzlarla ilgili üçüncü kişinin açtığı istihkak davasının kabulüne karar verildiğini, buna ilişkin hükmün kesinleştiğini, üçüncü kişi ve borçlu şirketler arasında organik bağ bulunmadığını, hacizde borçlu şirkete ait evrakların ele geçmediğini, başka istihkak davalarında borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ bulunmadığına dair kararlar verildiğini, bunların kesinleştiğini belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: dava konusu haczin yapıldığı yerde ödeme emrinin tebliğ edilmediği, burasının takibe dayanak senet üzerinde gösterilen adresle ilgisinin bulunmadığı, mahcuzların borçluya aidiyetini gösterir delillerin sunulmadığı gerekçesi ile kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklı tarafından İİK’nun 99. vd. maddesi uyarınca “istihkak iddiasının reddi” davası olarak açılmıştır.
Somut olayda, üçüncü kişi şirket borçlunun 10.03.2009’da ayrıldığı haciz adresindeki faaliyetine aynı gün başlamış, bu sırada işyerindeki emtianın neredeyse tamamı üçüncü
…..

kişiye devredilmiş, borçlunun bir kısım eski çalışanı üçüncü kişi şirket bünyesinde çalışmaya devam etmiştir. Diğer yandan iki şirketin ortakları arasında akrabalık bağı da bulunmaktadır. Ne var ki icra takibine konu senedin düzenlendiği tarih 02.06.2010 olup davacı şirketin kuruluşu da işletme devri de borcun doğum tarihinden çok önce yapılmıştır. Borçlu ve davacının tek şirket gibi aynı adreslerde aynı elden faaliyet gösterdiğine dair deliller de dosyaya yansımamıştır. Haciz sırasında borçlunun oradaki faaliyetini sürdürdüğünü gösterir belgeler ele geçmemiş, ortakları ya da yetkilisinin haciz mahallinde bulunduğu tespit edilmemiştir. Tevfik Özçaycı’nın çağrıldığı için haciz mahalline geldiği görülmüştür.
Bu koşullarda İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğunun kabulü gerekir. Davalı alacaklı karinenin aksini kanıtlamaya elverişli delilleri dosyaya sunamamıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL’nin temyiz edenden alınmasına

01.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

……