Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/7253 E. 2013/8448 K. 05.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7253
KARAR NO : 2013/8448
KARAR TARİHİ : 05.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile Hazine ve … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair … . Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 06.06.2012 gün ve 46/151 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili ve … vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 334 ada 2 nolu parselin 1939 yılındaki kadastro çalışmalarında malik hanesinin boş bırakıldığını, hiç kimse adına tescil yapılmadığını, vekil edeni tarafından 1962 yılında satın alınarak o tarihten beri zilyet olarak kullandığını, malikinin tapu kütüğünden anlaşılamadığını açıklayarak tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili ve davalı … vekili davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, talep konusu taşınmazın malik hanesinin boş olarak tespit edildiği ve tapu kaydının oluştuğu, davacı tarafından harici satış senediyle satın alınarak nizasız, aralıksız, malik sıfatıyla kullanılması sebebiyle TMK’nun 713/2. maddesindeki koşulların davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle, 334 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine ve Belediye Başkanlığı vekilleri taraflarından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Talep konusu 334 ada 2 parselin, 85 m2 yüzölçümüne sahip, ev vasfında olduğu, kadastro beyannamesinin 12.04.1939 tarihinde düzenlendiği, kadastro tutanağının malik kısmında … oğlu … yazıldığı, posta mütalaasıyla komisyona gönderildiği, kadastro tutanağının komisyon tetkik bölümünün ”zemini Hazineye ait olduğundan Defterdarlıktan alınacak cevaba göre şimdilik isim hanesi açıkta bırakılarak diğer evsafın tesciline karar verildi” yazılarak 15.05.1939 tarihinde doldurulduğu ve malik hanesi boş bırakılarak tapu kaydının oluştuğu, eksikten ikmali yoluyla tamamlanan … Tapu Müdürülüğü’nün 02.04.2013 tarihli cevabında komisyon tetkik bölümünün ”zemini Hazine’ye ait olduğundan Defterdarlıktan alınacak cevaba göre şimdilik isim hanesi açıkta bırakılarak diğer evsafın tesciline karar verildi” ibaresi yazıldığı, bu nedenle tapu kütüğünde malik hanesinin boş bırakıldığının bildirildiği görülmüştür.
766 sayılı Tapulama Kanunu’nun 54. maddesinde ”Hâkim; tarafların delillerini topladıktan sonra re’sen tahkikatı genişletmek; lüzumlu gördüğü diğer delilleri toplama ve delilleri serbestçe takdir etmek yetkisini haizdir. Tahkikattan elde edeceği kanaate göre beşinci bölümde yazılı esaslar dairesinde karar vermek ve gayrimenkulün kimin adına tescil edileceğini belirtmekle mükelleftir. Gayrimenkulün ölü bir şahsa ait olduğu tahakkuk eder ve alâkalılar mirasçıların tahkikini istemezlerse ölü olduğu yazılmak suretiyle o şahsın adına tescil kararı verilir.” hükmü düzenlenmiş olup benzer nitelikli düzenlenme 3402 sayılı Kadastdro Kanunu’nun 30/2. maddesinde ise ”Kadastro komisyonlarından gönderilen tutanaklar ile Mahalli Mahkemelerden devredilen dosyaların muhtevasından malik tespiti yapılamadığı veya dava açan mirasçının dışında başka mirasçıların da bulunduğu anlaşıldığı takdirde, hakim resen lüzum gördüğü diğer delilleri toplayarak taşınmaz malın kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlüdür. Taşınmaz malın ölü bir şahsa ait olduğu anlaşılır ve mirasçıları da tespit edilemezse, ölü olduğu yazılmak suretiyle o şahsın adına tescil kararı verilir.” şeklindedir.
Dava konusu parselin, Defterdarlıktan alınacak cevaba göre yazılmak suretiyle malik hanesi açık bırakıldığı, halen malik hanesi boş olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesi (766 sayılı Tapulama Kanunu’nun 54. maddesi) uyarınca gerçek maliki belirleme görevi ile malik hanesindeki boşluğu doldurma görevi Kadastro Mahkemesi’ne ait olduğuna göre, uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli ve yetkili Kadastro Mahkemesi’ne gönderilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenmesi ve yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle Usul ve Yasa’ya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 693,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı …’na iadesine, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.