YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7664
KARAR NO : 2013/14700
KARAR TARİHİ : 10.10.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı üçüncü kişi, … İcra Müdürlüğü’nün 2008/1233 sayılı Takip dosyasında yapılan 02.08.2012 günlü hacze konu menkullerin kendisine ait olduğunu, eşi olan borçlunun haciz adresi ve mahcuzlarla ilgisinin bulunmadığını, haciz tutanağına bazı hususların geçirilmediğini, hacizde İİK’nun 99. maddesinin uygulanması gerektiğini, mahcuzların yediemin deposuna teslim edilmediğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.Davalı alacaklı vekili, borçlunun deposunda bulunan eşyaların haczedildiğini, istihkak iddiasını kanıtlamaya yönelik delil sunulamadığını, dava konusu motosikletin borçlu adına kayıtlı olduğunu belirterek istihkak davasının kabulü ile mahcuzların kendisine iadesine, aksi takdirde bir yediemin deposuna teslim edilmesinin sağlanmasına karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda: davacının mahcuzların kendisine ait olduğu yönünde fatura, vb. bir delil sunamadığı, eşi aracılığı ile mazeret talebinde bulunamayacağı, ancak başvurunun şikâyet niteliğinde olması nedeni ile üçüncü kişinin yokluğunda karar verilebileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava, 6100 sayılı HMK’nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır.
Anılan Kanun’un 33. maddesi uyarınca Türk hukukunu re’sen uygulamakla yükümlü olan hâkim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup, onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir. Buna göre dava dilekçesi içeriğindeki anlatımdan ve talep sonucundan davanın, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkına dayalı olarak açtığı “istihkak” davası niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.İstihkak davaları İİK’nun 97/11. maddesi gereğince genel hükümler dâhilinde basit yargılama usulüne tabidir. Buna göre dava değeri (alacak miktarı ile hacizli malın değerinden hangisi az ise onun) üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının ¼’ünün başlangıçta peşin olarak alınması, HMK’nun 320/1. maddesinin uygulanma koşulları yoksa duruşmalı inceleme yapılması, bu sırada da davanın taraflarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca yapılacak bir tebligat ile duruşma gün ve saatinden haberdar edilmesi gerekir. Davayı takip edip etmeme, sunulan mazeretin geçerli olup olmadığı, vb. konular ise ancak geçerli bir tebliğ işlemi ile duruşmaya davet edilmiş olan taraf açısından ele alınıp değerlendirilebilecek hususlardır.Mahkemece davanın şikâyet başvurusu olarak nitelendirilmesi hatalı olmuştur. Diğer yandan tebligat ile ilgili yukarıda değinilen usul kurallarının uygulanmaması yoluyla, Anayasa’nın 36. maddesi ile teminat altına alınan ve 18.05.1954 tarihinde ana metnini imzalayıp, 25.09.1989 tarih, 89/14563 sayılı kararnameyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bağlayıcı yetkisini tanıyan Ülkemizde de geçerlilik kazanmış bulunan AİHS’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının kısıtlanması da isabetli değildir.2.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.Davacı üçüncü kişinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 24,30 TL peşin harcın temyiz edene iadesine 10.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.