Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/8688 E. 2014/2337 K. 13.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8688
KARAR NO : 2014/2337
KARAR TARİHİ : 13.02.2014

MAHKEMESİ : Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/12/2011
NUMARASI : 2010/939-2011/943

Ö.. G..’e velayeten P.. Ç.., S.. G.. vasisi E.. G.. tarafından açılan mirasın gerçek reddi davasının reddine dair Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 27.12.2011 gün ve 939/943 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı Ö.. G.. vekili ile S.. G.. vasisi E.. G.. taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Talepte bulunanlar vekili, Ö.. G.. ile küçük S.. G..’ün, babaları A.. G..’ün mirasını kayıtsız, şartsız reddettiklerini açıklayarak reddin tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ara karar ile belirlenen gider avansının, talepte bulunanlar vekiline tanınan iki haftalık kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114 ve 115 maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Verilen karar süresi içinde talepte bulunan Ö.. G.. vekili ile küçük S.. G.. vasisi tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Talep, Türk Medeni Kanunu’nun 605/1. maddesi uyarınca mirasın gerçek reddine ilişkindir. Mirasın gerçek reddinde, mirasçıların, mirası kayıtsız şartsız reddettiğine ilişkin sözlü veya yazılı beyanı, bozucu yenilik doğurucu hak niteliğinde olup, Sulh Hakimi tarafından tutanakla tespit edilmekle hukuki sonuç doğurur. Mahkemece, talepte bulunanların mirasçı olduğu ve yasal süresi içinde başvurduğu anlaşıldığı takdirde, ret beyanının tespit ve tesciline karar verileceği Türk Medeni Kanunun 609. maddesi hükmü gereğidir. Mahkemece esasa girilerek az önce açıklandığı şekilde hüküm tesisi gerekirken dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de; Uyuşmazlığa konu davanın 1086 sayılı HUMK zamanında açılmış bulunması, dilekçelerin teatisi aşamasının sona ermiş olması ve artık tahkikat aşamasına geçilmiş bulunduğu gözetilerek bu aşamada HMK’nun 324. maddesi uyarınca sadece delil avansı istenebileceği gözden kaçırılarak kapsamı da belirtilmeden yazılı şekilde gider avansı istenmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Talepte bulunan Ö.. vekili ile kısıtlı küçük S.. vasisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle Usul ve Kanuna aykırı görülen Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 13.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.