Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/9539 E. 2013/8450 K. 05.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9539
KARAR NO : 2013/8450
KARAR TARİHİ : 05.06.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Zilyetliğin korunması

… ile … aralarındaki zilyetliğin korunması davasının reddine dair … Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 29.07.2011 gün ve 151/1063 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı … vekili, dava dilekçesinde mülkiyeti Hazine’ye ait olup 2981 Sayılı Kanun gereğince tapu tahsis belgesi verilmesi için 04.12.1986 tarih ve 549 sayı ile … Belediyesine başvurulduğunu vekil edenin babası …’nın zilyetliğinde iken satış suretiyle vekil edenine devredildiğini, taşınmaz üzerinde bulunan evde vekil edeninin kiracısının oturduğunu, davalı …’nın vekil edeninin zilyetliğinde bulunan parsele tecavüz ederek dere yatağına kaçak ev yapmış olduğunu ve eve girişi engelleyecek şekilde demir kapı ve set ile kapattığını, halen davalının zilyetliğe müdahalesinin devam ettiğini açıklayarak davalının 78 ada 5 sayılı gayrı menkule kısmen izinsiz ve kaçak yapı yapmak ve eve geçişi engellemek suretiyle yaptığı müdahalenin önlenmesine, girişi kapatan her türlü yapının kal’ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, 29.07.2011 tarihli cevap dilekçesinde dava konusu 78 ada 5 sayılı parselin Hazine adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, Hazineye ait arazi üzerinde davacının herhangi bir mülkiyet hakkının söz konusu olamayacağını, babalarının 1986 yılında vefat ettiğini, tapu tahsis belgesinin verilmediğini, davacının eve giriş çıkışı için imar yolu bulunduğunu, önceden var olan ve halen devam eden aralarındaki husumet nedeniyle bu davayı açtığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; “ yapılan yargılama, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının elatmanın önlenmesini istediği taşınmazın Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu, davacının eldeki davayı açmakta hukuki bir menfaatinin ve aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK’nun mülkiyet hakkına dayalı olarak açılan 683.maddesi kapsamında ayni hakka dayalı müdahalenin önlenmesi davası olmayıp, aynı Kanunun 981-987.maddeleri gereğince açılan zilyetliğin korunması davasıdır.
Mahkemece, davacının hukuki yararı ve aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yönündeki görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Dosya arasında bulunan 78 ada 5 parselin tapu kaydına göre kayıt maliki Maliye Hazinesi olup, niteliği tarla olarak görülmektedir. Gerek davacı ve gerekse davalı taraf Hazinenin mülkiyetinde bulunan taşınmaz üzerinde yaptıkları evlere giden giriş yolu üzerinde uyuşmazlıkları bulunduğu anlaşıldığına göre davanın zilyetliğin korunması davası olduğunun kabulü gerekir. Bu tür davalarda davanın açıldığı tarihte üstün zilyetlik hangi tarafta ise onun üstün zilyetliğine değer verilir. Bundan ayrı TMK’nun 984. maddesi uyarınca davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığının da gözönünde tutulması gerekmektedir. Davacının evine giriş yerine demir kapı ve set yapılmak suretiyle müdahalede bulunduğuna göre TMK’nun 981 ve devamı maddeleri gereğince davacının bu tür davayı açmakta hukuki yararının olduğunun da kabulü gerekmektedir. Uygulama gereğince hukuki yarar ilkesi dava şartlarından olup, başlangıçta kendiliğinden gözönünde tutulur. Hukuki yararı olan bir kişinin yine dava şartlarından olan taraf ehliyetinin olduğunun da kabulü zorunludur.
O halde TMK’nun 981 ve devamı maddeleri gereğince davanın zilyetliğin korunması davası olduğu kabul edilerek iddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK. nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 18,40 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.