YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9822
KARAR NO : 2013/12399
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı,-ecrimisil alacağı
… ile … aralarındaki katkı payı alacağı ve ecrimisil alacağı davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair … 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 15.11.2012 gün ve 368/504 sayılı hükmün …….. yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili, katılma yolu ile ……..sız olarak davacı vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin ……..ya tabi olduğu anlaşılmış ve …….. için 17.09.2013 …….. günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. …….. günü temyiz eden davalı … bizzat ve vekili Avukat … geldi. ……..ya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra ……..ya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı … vekili, evlilik birlikteliği süresince davacının elden verdiği paralarla müşterek olarak kazanılan ancak, kötü niyetli olarak hileli yollarla davalı adına kaydedilen dava dilekçesinde …….. numaraları ve nitelikleri bildirilen taşınmazların tespiti, öncelikle davacının payına düşen yarı paylarının iptali ile vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline, olmazsa fazla hakları saklı kalmak üzere edinilmiş mal alacağı olarak şimdilik 50.000 TL., katkı payı alacağından şimdilik 30.000 TL ve taşınmazlardan elde edilen kazanımlar için aynı biçimde 20.000 TL olmak üzere 100.000 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 04.10.2010 tarihinde harcını yatırdığı 07.02.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile alacak bedelini 190.000 TL’ye yükseltmiş ve bu miktara 17.05.2004 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davalının taşınmazı aldığı tarihten itibaren arsa üzerinde bina inşa ettiğini, bu ……..ı …….. yaparak 2002 yılında oturur hale getirdiğini, davacı tarafın iddia ettiği 12 daire 2 dükkanın bu arsa üzerinde olduğunu, davalının başkasından para alarak, kendi birikimlerini katarak,……..’daki tarla mahsullerini satarak, besicilik yaparak ve borçlanarak bu ……..ı 2002 yılında tamamladığını, bu arsanın ve binanın yapılmasında davacının hiçbir katkısının olmadığını, davacı ile davalı arasındaki geçimsizliğin 1993 yılında başladığını, bu tarihteki geçimsizlik ve fiili ayrılık nedeni ile davacının davalıya parasını vermediğini, davalının ……..’den emekli olup bir kurumdan 750, diğer kurumdan ise 1.500……..ı düzenli olarak aldığını, ……..’den emekli olurken 57.000 …………….ının da toplu olarak 1999-2000 yılları arasında nakit bir şekilde verildiğini, bu parayı da … ……..’daki dava konusu ……..ının tamamlanmasında kullandığını,……..’daki taşınmazların davalının babası tarafından devredildiğini, o tarihlerde davacının çalışmadığını, katkısı bulunmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda 15.11.2012 tarihli kısa kararda “Davanın kısmen kabulü ile, 171.375,25 TL 1716 …….. için, 01.01.2002-17.05.2002 tarihleri için 2.880 TL, 17.05.2002-17.05.2003 tarihleri için 6.480 TL, 17.05.2003-17.05.2004 tarihleri için 7.200 TL olmak üzere 1716 nolu …….. için toplam 16.560 TL ecrimisil miktarı olmak üzere toplam 187.915,25 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmesine karşılık aynı tarihli gerekçeli kararda “Davanın kısmen kabulü ile, dava konusu … İli, …….. İlçesi, …….. Köyü 1716 ada 7 …….. sayılı tarla vasfındaki taşınmaz yönünden; davacının katkı payı alacağı olarak hesaplanan 171.375,25 TL ve 01.01.2002-17.05.2002 tarihleri için 2.880 TL, 17.05.2002-17.05.2003 tarihleri için 6.480 TL, 17.05.2003-17.05.2004 tarihleri için 7.200 TL olmak üzere 1716 nolu …….. için toplam 16.560 TL ecrimisil miktarı olmak üzere toplam 187.915,25 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının bu ……..e yönelik tapu iptali ve tescil davasının reddine, Dava konusu…….. ili …….. Köyü ve …….. köyündeki taşınmazlar yönünden davanın reddine” karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; HUMK’nun 388/2 (HMK.m.297/2) fıkrası hükmüne göre “…hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir…” Görüleceği üzere; kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki bulunmaktadır. Gerekçeli kararın yazılması bakımından kısa karar esas olup, gerekçeli kararın kısa karara göre yazılması zorunludur. Anayasa’nın 141. maddesinin koymuş olduğu, ……..ların aleniyeti kuralı ve HUMK’nun 382 (HMK.m.28 ve 294) maddesi gereği kararların alenen tefhimi icap eder. Kısa kararla gerekçeli kararın ayrı nitelikte ve çelişik bulunması iş bu aleniyet kuralına aykırı düşer ve Mahkemelere olan güveni sarsar. Tebliğ edilen ilamın tefhim olunan kısa karara uygun bulunması aynı zamanda kamu düzeniyle ilgilidir. 10.04.1992 tarih 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay…….. kararında belirtildiği gibi “kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedenidir. Yerel mahkeme, bozmadan sonra önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla hakimin vicdani kanaatine göre karar verebilir” denilmiştir. Hüküm bu nedenle kanuna, tarihi ve numarası belirtilen Yargıtay…….. kararına aykırı olarak tesis edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı görülen hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın davacıya, 3.208,00 TL peşin harcın davalıya iadesine 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.