YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10290
KARAR NO : 2015/12298
KARAR TARİHİ : 03.06.2015
MAHKEMESİ İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda…. ….’nun gayrimenkule (eve) yaptığı haksız müdahalesinin meni ve tahliyesine ilişkin ilama dayalı takipte, tahliye için taşınmaza gidildiğinde, borçlunun babası ………’nun bulunduğu ve kendisine tahliye için süre verildiği halde yeri boşaltmadığı, İcra Dairesi’nden bu kişinin de tahliyesinin istenmesine rağmen istemlerinin reddedildiğinden bahisle bu kararın iptalini ve tahliye işlemine devam edilmesini talep etmiştir. Mahkemece, aleyhine tahliye hükmü olmayan ve gayrimenkulün müşterek maliklerinden olan üçüncü kişinin tahliyesinin söz konusu olamayacağı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
İİK’nun 41. maddesi atfı ile ilamlı takiplerde de uygulama yeri bulan aynı Yasa’nın 276. maddesinde; tahliyesi istenen yerde kiracıdan başka bir şahıs bulunur ve işgalde haklı olduğuna dair resmi bir vesika gösteremezse derhal tahliye olunur. Yine borçlunun nesep ve sebepten usul ve füruunun bu madde hükmü uygulamasında üçüncü şahıs sayılmayacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, icra takibine dayanak yapılan…. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 03.07.2012 tarih ve 2010/159 Esas 2012/213 Karar sayılı ilamında, dava konusu gayrimenkulün (evin), davacı (alacaklı)’nın babası tarafından rızai taksim sonucu yapılan paylaştırma ile davacı (alacaklı)’ya bırakıldığı belirlenmiş ve anılan gerekçeyle davalı (borçlu).. ….’nun müdahalesinin meni’ne ve evden tahliyesine karar verilmiştir. Ayrıca ilamın icrası aşamasında bu yerde bulunan üçüncü kişinin (davalı-borçlu babasının da) anılan rızai taksim gereğince işgalde haklı olmadığı dayanak ilam içeriğinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda taşınmazı işgal eden şahıs yönünden de ilamın infazının gerçekleştirilmesi gerekir.
O halde şikayetin kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 388/4. ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 03.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.