Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/10716 E. 2016/2446 K. 15.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10716
KARAR NO : 2016/2446
KARAR TARİHİ : 15.02.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Davacı 3.kişi vekili, 27.03.2013 tarihinde müvekkiline ait bir kısım menkul malların haczedilip muhafaza altına alındığını, haczedilen malların müvekkiline ait olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu, haciz adresinin müvekkilinin adresi olup borçlunun başka adreste ikamet ettiğini belirterek, hacizlerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlunun annesi ile birlikte yaşadığını, ödeme emrinin annesinin adresinde borçluya tebliğ edildiğini, ayrıca borçlu tarafından icra dosyasına ödeme yapılarak dosya borcunun kapatıldığını, davalı borçlu …’ün 3. şahıs vekili Av…. Kahram’ın ofisinde ödemeyi kendisine yaptığını belirterek davanın reddine, en az %20 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, icra dosyasının, alacaklının 06.12.2013 tarihli feragati nedeniyle infazen işlemden kaldırıldığı haczin de kalkmış olması nedeniyle, konusuz kalan dava hakkında karar vermeye yer olmadığına, HMK’nun 331/1 maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık İİK’nun 96 ve devamı maddeleri gereğince üçüncü kişi tarafından açılmış istihkak davasıdır.
Alacaklı tarafın 06/12/2013 tarihli feragati nedeniyle haczin kaldırıldığı, icra dosyası içeriğinden anlaşılmıştır. Bu durumda “konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi yerindedir. Ancak yargılama giderinin, bu arada avukatlık ücretinin alacak miktarı ile haczedilen taşınır malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden nispi olarak davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerekmektedir. Bu hususun tespiti ise tarafların hangisinin haklı olduğu hususunda gerekli araştırma yapılarak,
kanıtların toplanması ve değerlendirilmesi ile mümkündür. Mahkemece yargılamaya devam edilerek tarafların dayandıkları deliller değerlendirilmek suretiyle dava açıldığı tarihte tarafların haklılık durumu tespit edilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davacı üçüncü kişinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulması ve vekalet ücreti yönünden yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, İİK’nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın temyiz edene iadesine 15.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.