Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/11534 E. 2016/3356 K. 25.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11534
KARAR NO : 2016/3356
KARAR TARİHİ : 25.02.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Davacı 3. kişi vekili, alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle, müvekkiline ait eşyaların haczedildiğini, söz konusu eşyaların alacaklı tarafından, faturalar da sunulmasına rağmen, kötü niyetli olarak haczettirildiğini belirterek, davanın kabulü ile menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz yapılan yerin, borçlunun adresi olduğunu, yapılan evrak araştırmasında borçluya ait evraklar bulunduğunu, borçlu şirkette çalışan işçilerin davacı şirkette çalışmaya devam ettiklerini, davacı ile borçlunun faaliyet konularının aynı olduğunu, davacı ile borçlu arasındaki ilişkinin ticari işletme devri niteliğinde bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, gerek borçlu ve gerekse davacı firmanın aynı iş kolunda faaliyet gösterdiği, borçlu şirket çalışanlarının 3. kişi şirkette çalışmaya devam ettiği, ödeme emrinin haciz adresinde borçluya tebliğ edildiği, haciz sırasında borçluya ait pek çok evrak bulunduğu, davacı vekilinin ibraz ettiği faturaların, hacizli mallarla örtüşmediği, davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak ibraz edilmediği gerekçesiyle; davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.
Dosya içeriğinden; mahkemece; 11.03.2014 tarihinde verilen ret kararının 3. kişi tarafından 18.03.2014 tarihinde temyiz edildiği, 3. kişinin temyizinden sonra, alacaklı vekilinin 02.04.2014 tarihinde İcra Müdürlüğü’ne vermiş olduğu dilekçeyle takipten feragat ettiğini bildirdiği, İcra Müdürlüğü’nce aynı gün talep gibi işlem yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahcuzlar üzerindeki haciz kendiliğinden kalkacağından, ”konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerekir. Kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
25.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.