Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/11715 E. 2016/3867 K. 03.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11715
KARAR NO : 2016/3867
KARAR TARİHİ : 03.03.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Davacı 3. kişi vekili, mülkiyeti müvekkiline ait taşınırlar üzerinde, müvekkilinin adresinde, istihkak iddiasına rağmen haciz ve muhafaza işlemi yapıldığını, borçlu ile müvekkilinin hiç bir ilişkisi bulunmadığını, mahcuzların mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunun faturalar ile sabit olduğunu, yapılan muhafaza işleminin kötü niyetli olduğunu iddia ederek, istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın açılmasından önce davacının icra dosyasına ödeme yaptığını, her ne kadar teminat adı altında yapılmış olsa da bu ödemenin dosya borcunu kapatan bir ödeme olduğunu, mahcuzlar üzerindeki haczin kalktığını, ortada geçerli bir haciz yokken açılmış olan dava konusuz olduğundan, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunarak davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle, aksi takdirde de esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, kambiyo senetlerine mahsus başlatılan takiplerde ihtiyati haciz ile menkul haczi gerçekleştirilmesi hallerinde, haczedilen menkuller ile ilgili mülkiyet veya zilyetliğe dayanılarak hak iddiasının icra mahkemelerinde istihkak olarak değerlendirileceğinin kanunun amir hükmü olduğu, istihkak davasının dinlenebilmesi için, ortada geçerli bir haciz olması gerektiği, mevcut takip dosyasında ise haciz işleminden sonra 3. kişi tarafından dosya hesabı yaptırılmak sureti ile 21.541,00 TL. ödendiği, ödeme üzerine de İcra Müdürlüğü’nce hacizler kaldırılarak talep halinde menkullerin iadesine karar verildiği, bu tarih itibari ile ortada istihkak iddiasına konu menkul haczi bulunmadığı, takip dosyasına yatırılan paranın ödenmemesi yolunda, mahkemelerce verilmiş tedbir kararı bulunmadığı gibi paranın haksız ödendiğine dair yargılamanın, gerek sebepsiz zenginleşme gerekse haksız iktisap şartları ile genel mahkemelerde yargılamaya muhtaç olduğu, icra mahkemesinde ödenen paranın iadesi talebi hukuken mümkün olmadığı gibi ıslah müessesesinin de cari olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir. -//-

Davacı 3. kişi vekili Avukat … 25.04.2013 tarihinde yapılan haciz sırasında, haczedilen menkullerle ilgili istihkak iddiasında bulunmuş, bundan 1 gün sonra, yine 3. kişi vekili Avukat … tarafından, İcra Müdürlüğü’ne verilen dilekçeyle, haciz esnasında yaptıkları istihkak iddiasına rağmen, muhafaza yapıldığını, müvekkillerinin mağdur olmaması için, muhafaza altına alınan menkullerin borçluya ait olmaması nedeniyle dosya hesabının yapılmasını, dosya borcunun depo edilerek hacizlerin fekkini ve mahcuzların müvekkilleri şirkete verilmesini, vaki istihkak iddiası gereğince takibin akıbeti hususunda karar verilmek üzere dosyanın İcra Mahkemesi’ne gönderilmesini talep etmiş; daha sonra davacı 3. kişi tarafından, dosya borcu kadar ödemede bulunulmuş, bunun üzerine İcra Müdürlüğü’nce hacizlerin kaldırılmasına, dosya borcu ödenmiş olduğundan istihkak iddiası hususunda dosyanın İcra Mahkemesi’ne gönderilmesine yer olmadığına, 3. kişinin ilgili mahkemede istihkak davası açmakta muhtariyetine karar verilmiştir.
Davacı 3.kişi vekilince, dosyaya ödemede bulunulmadan önce sunulan dilekçede, haciz esnasında yapılan istihkak iddiasına rağmen muhafaza yapıldığı belirtildiği gibi, vaki istihkak iddiası gereğince takibin akıbeti hakkında karar verilmek üzere dosyanın İcra Mahkemesi’ne gönderilmesi de talep edilmiştir. Bu beyanlar, mahcuzların bedeli karşılığı ödemenin, istihkak prosedürünün devamı şartına bağlı olarak ihtirazi kayıt ileri sürülerek yapıldığı anlamına gelir. Takip dosyasında, haczin kaldırılması kararına ilişkin 26.04.2013 tarihli tutanaklarda, 3. kişinin istihkak iddiasından vazgeçtiğine ya da alacaklının bu iddiayı kabul ettiğine ilişkin bir beyan da bulunmamaktadır. Borç, ihtirazi kayıtla ödenmiş olduğundan, menkuller üzerindeki haciz kalkmış olsa dahi, dava ödenen bedel üzerinden devam edeceğinden, yargılamaya devam edilerek, deliller toplanıp işin esasına girilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, ortada istihkak iddiasına konu menkul haczi bulunmadığından bahisle, yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 03.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.