Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/12285 E. 2016/4912 K. 17.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12285
KARAR NO : 2016/4912
KARAR TARİHİ : 17.03.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Davacı alacaklı vekili, 13.06.2012 tarihinde haczedilen menkullerin borçluya ait olduğunu, davalıların kötü niyetli olduklarını, aralarında organik bağ bulunduğunu, yapılan haciz işleminin usule uygun olduğunu, 3. kişinin malı ne suretle iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiili sebep ve hadiseleri göstermek ve bunları ispat etmekle mükellef olduğunu belirterek, 3. kişinin istihkak iddiasının reddi ile mahcuzların borçlu şirkete ait olduğunun tesbitini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili, davacının iddia ettiği hususların gerçeği yansıtmadığını, …’ın müvekkilinin şirketinde çalıştığını borçlu şirket ile müvekkili arasında herhangi bir bağlantı bulunmadığını, mahcuzların satın alınma tarihlerinin, borcun doğumundan önce olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; borçlu şirket ile 3. kişi şirketin ticari kayıtlarına göre, borçlu şirketin sicile kayıtlı adresinin, “…” olduğu, davalı 3. kişi şirketin adresinin ise, “…” olduğu, İİK 99. maddesi uyarınca yapılan haciz işlemi nedeniyle açılan iş bu istihkak davasında, mülkiyet karinesinin 3. kişi lehine olduğu ve ispat külfetinin davacı alacaklıya ait olduğu, dinlenen tanık beyanı ve tüm dosya içeriğine göre mahcuzların mülkiyetinin borçluya ait olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklı tarafından İİK’nun 99. vd. maddesi uyarınca açılan istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Dosyada bulunan delillerin değerlendirilmesi sonucunda, takibe konu alacağın, işçi ile işveren ilişkisinden kaynaklanan işçi alacağı olduğu, bu alacağa ilişkin davanın 20.10.2009 tarihinde açıldığı, 05.12.2011 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verildiği,
davalı 3. kişi şirketin borcun doğumundan sonra 05.02.2010 tarihinde kurulduğu, ödeme emrinin tebliğ edildiği adres her ne kadar 3. kişinin adresi ise de, borçluya çıkarılan tebligatın o adreste, tebligat almaya yetkili olduğunu beyan eden …a tebliğ edildiği ve haczin de, ödeme emrinin tebliğ edildiği bu adreste yapıldığı, borçlu şirketin ortağı, müdürü ve yetkilisi …’ın, 3. kişi şirketin kurucularından …’ın kardeşi olup, şirketin kuruluşunda kardeşine vekalet ettiği ve halen de 3. kişi şirketin çalışanı ve haciz sırasında da hazır olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda, İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü ve bu yasal karinenin aksinin davalı 3. kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekir. İİK’nun 99. maddesinin sehven uygulanması ispat yükünün yer değiştirmesi sonucunu doğurmaz.
İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip davalı 3. kişinin sunduğu, isteyen her kişi adına düzenlenmesi olanaklı, borcun doğumundan sonra ve borçlu tarafından düzenlenmiş bulunan fatura ve yine borcun doğumundan sonra düzenlenmiş adi yazılı kira sözleşmesi karinenin aksini ispata yeterli değildir. Tüm bu olgular karşısında, davalı 3. kişi tarafından mülkiyet karinesinin aksi ispatlanamadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın temyiz edene iadesine,
17.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.