YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14045
KARAR NO : 2015/22133
KARAR TARİHİ : 10.12.2015
MAHKEMESİ :…. Sulh Hukuk Mahkemesi
K.. G.. ve müşterekleri ile H.. Ç.. aralarındaki Zilyetliğin Korunması davasının reddine dair …3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 04.11.2013 gün ve …. sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, tapuda Hazine adına kayıtlı … parsel sayılı taşınmazın vekil edenlerinin miras bırakanının uzun yıllar tasarrufunda iken ölümü ile davacılara intikal ettiğini, ancak önce davalı H.. Ç..’in onun ölümü ile de mirasçılarının müdahale ederek ekip biçtiklerini açıklayarak davalıların tecavüzlerinin önlenmesine, vekil edenlerinin zilyetliklerinin korunmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu yerin kayınpederinden eşine kaldığını, eşi ile birlikte uzun yıllardır zilyetliğinde bulundurduğunu, aynı konuda davacıların daha önce açtıkları davanın reddedildiğini, kesin hüküm olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında aynı davanın …5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/… Esas ve 2012/… Karar sayılı dosyasında görüldüğü ve reddedildiği fakat kesinleşmediği gerekçesiyle davanın HMK’nun 114/1-ı ve 115. maddeleri nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Hüküm; davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu … parsel sayılı taşınmaz, 01.01.1996 tarihinde, hükmen, tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edilmiştir.
1-Dava, TMK’nun 981 ve devamı maddeleri uyarınca zilyetliğin korunması isteğine ilişkindir. Mahkemece, aynı konuda evvelce açılmış dava olup halen kesinleşmediği diğer deyişle aynı konuda derdest dava bulunduğu kabul edilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir. Elatmanın önlenilmesi davalarında her elatma ayrı bir davanın konusunu oluşturur. Diğer deyişle müdahalenin öğrenilmesinden sonra açılan tecavüzün meni ve zilyetliğin korunması davası o haksız eylemin sonlandırılmasına yöneliktir. O haksız eylem sona erdikten sonra yeniden meydana gelecek bir tecavüz yeni bir davanın konusunu oluşturur, önceki müdahale yeni dava bakımından kesin hüküm olmayacağı gibi derdestlik itirazına da konu edilemez.
2-Somut olayda, davacılar Kaymakamlık makamına başvuruda bulunarak 3091 sayılı Yasa’ya göre davalıların haksız tecavüzlerinin önlenilmesini istemişler, Kaymakamlıkça 14.07.2011 tarihli kararla her iki tarafın da talebinin reddi ile taşınmazın Hazine arazisi olması sebebiyle Maliye hazinesi bünyesindeki …Emlak Müdürlüğü’ne teslimine karar verilmiş, infazı da sağlanmıştır. Bu karar üzerine davacılar …5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde 2011/… Esas ve 2012/… Karar sayılı dosyada 12.10.2011 tarihinde davalıların 2010-2011 yılları yaz sezonundaki elatmalarının önlenilerek zilyetliklerinin korunmasını istemişler, mahkemece, davanın TMK’nun 984. maddesinde belirtilen süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taşınmaz ilk müdahalenin ileri sürülmesinden sonra davalılardan alınarak yukarda belirtilen Emlak müdürlüğü’ne teslim edilmekle, davalıların taşınmazla ilişkileri kesilmiştir. Davacılar eldeki davada davalıların yeniden 27.01.2013 tarihinde müdahale ettiklerini ileri sürerek dava açtıklarına göre, artık ilk dava ile eldeki davanın konusunun aynı olduğu ileri sürülemez. Diğer deyişle derdestlik itirazı dinlenemeyeceği gibi, hak düşürücü sürenin geçtiği de söylenemez. O halde mahkemece yapılacak iş; davanın zilyetliğin korunmasına ilişkin TMK’nun 981. ve devamı maddeleri çerçevesinde incelenerek, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda delillerinin toplanması (gerektiğinde keşif yapılması, tanık dinlenmesi) ve değerlendirilmesi; böylece taşınmazın kim tarafından kullanıldığının, diğer deyişle üstün hak sahibinin tespiti, ve gerçekleşecek sonucuna göre davanın esası hakkında bir karar verilmesinden ibarettir. Hükmün açıklanan yönde işlem ve inceleme yapılmak üzere bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazları yukarıda (1 ve 2.) bendlerde açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.