YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14087
KARAR NO : 2014/20524
KARAR TARİHİ : 07.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ile … aralarındaki dava hakkında … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 288/13 sayılı hükmün Daire’nin 05.05.2014 gün ve 19316/8786 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde; tarafların ortak murisi olan …’ın parasını kendisi vererek ikinci eşinden olma 1993 doğumlu çocuğu …’a dört adet taşınmaz satın aldığını, murisin 20.09.2009 tarihinde vefat ettiğini açıklayarak, mirasta iade sebebiyle taşınmazların tapu kaydının iptaliyle ortak muris adına yada veraset ilamındaki hisseleri oranında mirasçıları adına tapuya tesciline, olmadığı takdirde 10.000 TL’nin mirasta denkleştirme ve iade kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kazandırmanın yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi, 27.03.2010 tarihinde davalı …’in annesi… imzasına tebliğ edilmiş,… 29.03.2010 tarihli vekaletname ile kendi adına asaleten, …’a velayeten … Barosu Avukatlarından Av…. ile Av. …’yu vekil tayin etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle 1993 doğumlu davalı …’ın reşit olmadığını, taraf ehliyeti bulunmadığını, müşterek murisin alkol ve kumar düşkünlüğü sebebiyle mal edinemediğini, varlıklı olmasının mümkün olmadığını, davalının annesinin hesaba katılmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, HMK’nun 115/2, maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairenin 05.05.2014 tarih ve 19316/8786 Esas ve Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
HUMK’nun 77. maddesine göre, “ Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez”. HMK’nun 27. maddesine göre ise, “hukuki dinlenilme hakkı yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını ve açıklama ve ispat hakkını… ” içerir, Anayasa’nın 36. maddesinde ise adil yargılanma hakkı düzenlenmiştir.
Nüfus kayıtlarına göre davalı … 15.12.1993 doğumlu olup, dava tarihi olan 14.12.2009 tarihi itibariyle reşit olmadığından taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Ancak, annesi olan velisi… kendi adına asaleten davalı adına velayeten vekil tayin ettiği avukatları aracılığıyla davayı takip etmiş, davalı … hüküm tarihi olan 16.01.2013 tarihinden önce 15.12.2011 tarihi itibariyle reşit olmuştur. Görüldüğü gibi davalı dava sırasında dava ehliyetini kazanmıştır. Bu durumda, kanuni temsilcisi olan annesi…’ın sıfatı belirtilen tarih itibariyle sona ermiştir. Bundan sonra yapılacak iş davalı …’a usulüne uygun olarak tebligat yapılarak duruşmaya davet edilerek, kanuni temsilci sıfatı 15.12.2011 tarihi itibariyle son bulan velisinin yaptığı işlere icazet verip vermediği sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi olduğu halde bu lazime yerine getirilmeden davalı reşit olduktan sonra 16.01.2013 tarihinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması hukuki dinlenme hakkını ve dolayısıyla adil yargılanma hakkını ihlal eder nitelikte olduğundan doğru olmamıştır.
Davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemiz’in 05.05.2014 tarih ve 2013/19316 Esas, 2014/8786 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, usul ve yasaya aykırı olan yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 76,70 peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 07.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.