Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/14496 E. 2016/6741 K. 13.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14496
KARAR NO : 2016/6741
KARAR TARİHİ : 13.04.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Davacı alacaklı … Gıda Rest. Eml. İnş. Kuyumculuk Pet. Tic. San. Ltd. Şti. vekili, 24.05.2013 tarihinde yapılan hacizde, işyeri çalışanı …’ün, ”borçlu patronum olur” dediğini, haciz mahallinde borçluya ait evrak bulunduğunu, haciz adresinde borçlunun ticari faaliyette bulunduğunu ve alacaklılardan mal kaçırma gayreti içinde bulunduğunu, haczin İİK’nun 99. maddesi uyarınca yapılmasının doğru olmadığını belirterek, davanın kabulü ile 24.05.2013 tarihinde haczedilen menkullerin borçluya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3.kişi … Soğuk Hava Depoları Market Ekipmanları Ltd. Şti. ve davalı borçlu …, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi vermemiş ve duruşmalara da katılmamışlardır.
Mahkemece; 24/05/2013 tarihinde “…” adresinde haciz yapıldığı, haciz sırasında borçlunun haciz mahallinde bulunmadığı, davalı borçlunun takibe konu iade faturasında adresini, “…” olarak bildirdiği, borçlu adına çıkarılan ödeme emri tebligatının bu adreste tebliğ edildiği, dosyaya … Ticaret Sicili Memurluğu’ndan gelen yazı cevabında, haciz yapılan “…” adresinde faaliyet gösteren … Soğuk Hava Depoları Market Ekipmanları ve Isıtma Soğutma Sis.İth. İhr. Ltd. Şti’nin ortaklarının … ve …, şirket yetkilisinin Yusuf Ünal şirketin kuruluş tarihinin 06/10/2011 olduğunun bildirildiği, haciz sırasında tespit edilen, borçlu …’ a ait olduğu iddia edilen … numaralı su aboneliğine ilişkin, ASKİ’den gelen yazı cevabında, … nolu aboneliğin “…” adresinde, … adına kayıtlı iken, 04/04/2007 tarihinde … … adına devir işlemi yapıldığının bildirildiği, yapılan yargılama sırasında, davacının şahitleri, haciz yapılan adresin, davalı …’a ait olduğunu beyan etmiş iseler de, tüm dosya kapsamı ve deliller incelendiğinde, davacının şahitlerinin beyanlarına itibar edilmediği, gelen yazı cevapları, ibraz edilen vergi levhası, ve faturalardan haciz adresinin davalı 3. kişi şirket … Soğuk Hava Depoları Market Ekipmanları ve Isıtma Soğutma Sis. İth. İhr. Ltd. Şti’ne ait olup, borçlunun haciz yapılan adreste faaliyet gösterdiğine dair herhangi bir bilgi ve belge mevcut olmadığı, bu durumda İİK.nun 97/a maddesinde belirtilen mülkiyet karinesinin 3. kişi yararına olduğu, yasal karinenin aksinin, davacı alacaklı tarafından kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanması gerektiği, davacı alacaklı tarafından yasal karinenin aksi kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık alacaklı tarafından İİK’nun 99. maddesi uyarınca açılan 3.kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
İstihkak davasının amacı, hacizli eşya ya da hak üzerinde cebri icranın devam edip etmeyeceğini belirlemektir. İstihkak davasının görülebilmesi için, geçerli ve süresinde yapılmış bir istihkak iddiasının bulunması gerekir. Borçlunun 3. kişi lehine borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran kişinin de diğer bir üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunması mümkündür. (İİK 96/1, 85/2) Somut olayda haciz sırasında herhangi bir istihkak iddiasında bulunulmadığı, hazır bulunan işyeri çalışanı …’ün, ”Borçlu patronum olur, şu anda kendisi burada yok, geldiğinde ben notunuzu iletirim.” dediği anlaşılmaktadır. Hacizde yer almayan 3. kişi de daha sonraki süreçte süresi içerisinde bir istihkak iddiasında bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle ortada bir istihkak iddiası olmadığından, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm oluşturacak şekilde, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle esastan reddine karar verilmesi doğru değildir. Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve ret kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan kararın gerekçesinin 1086 sayılı HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca değiştirilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru olan hükmün, gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 13.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.