Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/15082 E. 2014/19219 K. 27.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15082
KARAR NO : 2014/19219
KARAR TARİHİ : 27.10.2014

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasını kabulüne dair Ereğli / Konya Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 20.12.2012 gün ve 278/1223 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 0,90 TL’nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 27.10.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)

KARŞI OY

Dava; TMK’nun 652. maddesine dayalı, sağ kalan eş tarafından açılmış tereke malları arasında bulunan ve mirasbırakanla birlikte onun sağlığında aile konutu olarak kullanılan taşınmaz için miras payına mahsuben öncelikle mülkiyet hakkı, bunun mümkün olmaması halinde intifa veya oturma hakkı tanınması suretiyle özgüleme davasıdır.
Mahkemece; tam paylaşma hesabı yapılarak, davacının tüm terekedeki miras payları karşılığı bulunan bedele 9.132,50 TL denkleştirme bedeli eklenmek ve davalılara bunun ödenmesi karşılığı miras payına mahsuben 412 ada 109 parsel üzerinde bulunan kargir iki katlı ev niteliğindeki taşınmazın 2. katının 1/2 arsa paylı olarak davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmü bütün yönleriyle davalı taraf temyiz etmiştir.
Davaya konu taşınmazın 355,24 m2 ve “Kargir iki katlı ev ve arsası” niteliğiyle mirasbırakan adına tapu siciline kayıtlı olduğu görülmektedir. Mirasbırakan 2002 yılında ölmüş; geriye mirasçı olarak davacı (sağ eş) ile davalı olan çocukları kalmıştır. Özgüleme davasında zamanaşımı söz konusu değildir. Terekenin paylaşılmasına kadar açılması mümkündür. Mirasbırakanın terekesinin paylaşılmadığı anlaşılmaktadır. Davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
Aile konutu olarak kullanılmakla birlikte, bağımsız olarak tapu sicilinde kayıtlı olmayan bir taşınmazın bir bölümü (aile konutu olarak kullanılan bölümü) üzerinde miras payına mahsuben mülkiyet hakkı tanınması suretiyle özgüleme yapılıp yapılamayacağı; yapılacaksa şekli konusunda öğretide görüş birliği mevcut değildir. Ancak, böyle bir durumda haklı sebebin bulunması koşuluyla, mülkiyet hakkı yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasının mümkün olduğu kabul edilmektedir. (Mustafa Duralı- Turgut Öz: Türk Özel Hukuku, Cilt IV, Miras Hukuku, İstanbul 2011, sh. 489). Buna karşılık, Kat Mülkiyeti Kurulmamış bir binanın bir katı aile konutu olarak kullanılıyor ise; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 5. maddesinden yararlanılarak, mümkünse Kat Mülkiyeti kurulmak suretiyle aile konutunun oluştuğu bağımsız bölüm üzerinde sağ kalan eşe mülkiyet hakkı tanınmasının mümkün olduğu da ileri sürülmektedir. (Murat Doğan; Mal Rejiminin Tasfiyesinde ve miras paylaşımında Aile Konutu ve Eş Eşyası EÜHFD, cilt VII, sayı 3-4, 2003, sh, 692 vd.).
Kanımca, aile konutu ölen eşin tümüne tek başına sahip olduğu çok daireli, kat mülkiyetine çevrilmemiş bir bina ise; binanın kat mülkiyeti kurulmasına elverişli olması koşuluyla, kat mülkiyeti kurulması suretiyle paylaşmanın yapılması ve aile konutuna isabet eden bağımsız bölümün üzerinde sağ kalan eşe mülkiyet hakkı tanınması suretiyle özgüleme mümkün olmalıdır. Kat mülkiyeti kurulmaya elverişlilik yoksa, mülkiyet hakkı tanınması suretiyle özgüleme talebinin reddi gerekecektir.
Mahkemece, davaya konu çoklu daireli bina için, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca kat mülkiyeti kurulmasının mümkün olup olmadığı araştırılmadan, kat mülkiyeti kurulmuş gibi HMK’nun 297/2. fıkrasına aykırı infazı mümkün olmayacak şekilde karar verilmiş; dava kabul edilerek taşınmaz üzerindeki binanın ikinci katının ½ payı üzerinde davacıya mülkiyet hakkı tanınmak suretiyle tapuya tescil kararı verilmiştir. Karar bu nedenle eksik inceleme ve araştırma yönünden bozulmalıdır. Mahkemece yapılacak iş; öncelikle taşınmazda kat mülkiyeti kurulmasının mümkün olup olmadığının ilgili belediye’den sorulup, gerektiğinde tapu fen ve inşaat mühendisi bilirkişi eliyle keşif yapılarak belirlenmesi, mümkün ise, Kat Mülkiyeti Kanunu’nda gösterilen usulde gerekli belgelerin düzenlenerek, malikler kat mülkiyeti projesini imzalamadıkları takdirde onların yerine imza işlerinin gerçekleştirilmesi; bu suretle arsa payları ve bağımsız bölümleri oluşturulduğunda aile konutuna isabet eden bağımsız bölüm üzerinde sağ kalan eş yararına mülkiyet hakkı tanınmak suretiyle özgülemeye karar vermek; mümkün olmadığı takdirde ise, davacının kademeli olarak intifa ve oturma hakkı tanınması talebi bulunduğu gözetilerek bu talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermek olmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün bozulması gerektiğini düşünüyor; Değerli çoğunluğun onama kararına katılmıyorum. 27.10.2014