YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15400
KARAR NO : 2014/14884
KARAR TARİHİ : 09.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
Hazine ile … ve müşterekleri, birleşen dosya davacısı … ve müdahil davacı … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 01.03.2012 gün ve 265/124 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı Hazine vekili, müdahil davacı … vekili ve davalılar vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine vekili, dava konusu 510 parsel sayılı taşınmazın, tapulama çalışmaları sırasında davalıların miras bırakanı …. adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazın, ….Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1963/672 Esas, 1967/685 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı ile belirlenen ve Hazine’ye ait olduğu tespit edilen 2170 dönümlük alan kapsamında kaldığını, davalılar adına yapılan tescilin geç öğrenildiğini açıklayarak, 510 parselin tapu kaydının iptaliyle, Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen, 2003/531 Esas sayılı dava dosyasında davacı … vekili, dava konusu 510 parsel kapsamında kalan 10.000 m2 yüzölçümlü bölümün 10.12.1993 tarihinde noterlikçe düzenlenen senetle vekil edenine satılarak devredildiğini açıklayarak bu bölümün tapu kaydının iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan Faruk Eşref Gülalioğulları, birleşen dosyadaki 18.11.2003 tarihli oturumda, davacı … tarafından açılan davayı kabul ettiğini, taşınmazın davaya konu bölümünün davacıya noterlik senediyle satılarak devredildiğini, davayı bu yönüyle kabul ettiğini bildirmiştir.
Davaya dâhil edilen diğer davalılar vekili, Hazine vekili tarafından yersiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Müdahil davacı … vekili, dava konusu 510 parselin ….Vakfiyesi kapsamında kaldığını, bu gibi yerlerin zamanaşımı yoluyla iktisap edilemeyeceğini açıklayarak tapu kaydının iptaliyle …. Vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Hazine tarafından açılan dava ile müdahil davacı … tarafından açılan davaların reddine, birleşen davanın kabulü ile dava konusu 510 parselin tapu kaydının iptali ile 31.000/41.000 payın kayıt maliki … adına, 10.000/41.000 payın davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Hazine vekili, müdahil davacı … vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarla niteliğindeki 41.000 m2 yüzölçüme sahip 510 parsel, Temmuz 313/20-29 sayılı tapu kayıt ve tedavülleri kapsamında kaldığı, satış, devir ve intikallerle taşınmazın ifraz edilerek 510 parselin oluştuğu açıklanarak 16.06.1977 tarihinde Memet Müştak Gülalioğlu adına tespit edilmiş ve 04.02.1980 tarihinde tapu kaydı oluşmuştur.
Asıl dava; Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, birleşen dava; noterlik satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama evrakı içeriğine, mahkemece deliller toplanarak karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, taşınmaz başında yapılan keşif ve teknik bilirkişi raporu, Prof. Dr. …. tarafından düzenlenen rapor, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi ilamı ile Yargıtay 16. Hukuk Dairesi’nin incelemesinden geçerek kesinleşen Malatya Kadastro Mahkemesi’nin 16.06.2006 tarih 1991/47 Esas 2006/15 Karar sayılı ilamından dava konusu 510 parselin, Hazine’nin dayandığı Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1963/672 Esas 1967/685 Karar sayılı kesinleşmiş ilamında yazılı …. Mevkisi dışında kaldığı, …Vakfının mahsus vakıflardan olmadığı, gayri sahih vakıf niteliğinde olup, 1925 yılında Aşar Vergisi’nin kaldırılması, 1926 yılında Medeni Kanun’un yürürlüğe girmesi nedeniyle bu tür tasarruflar mülkiyete dönüştüğüne, taşınmazın çevresinde bulunan parseller benzer nitelikte olup, Yargıtay incelemesinden geçen Kadastro Mahkemesi kararları ile şahıslar adına tescil edildiğine, taşınmazın 40 yıldan fazla süre tarım arazisi olarak kullanıldığı yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından açıklandığına, hububat ekimi yapılmak suretiyle kullanılan 2. sınıf tarım arazisi niteliğindeki yerlerden olduğu ziraatçı uzman bilirkişi tarafından belirlendiğine, eylemli olarak vakıf malı olmadığı tespit edildiğine göre, Hazine ve … tarafından açılan davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediğinden davacı Hazine vekili ile müdahil davacı … vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün esasının açıklanan nedenlerle ONANMASINA,
Davalılar vekili hükmü, Avukatlık ücretine ilişkin olarak temyiz etmiştir. Davalılar yargılama oturumlarında Avukat marifetiyle temsil olunduğuna, mahkemece Hazine ve … tarafından açılan davanın reddine karar verildiğine göre, davalılar lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca Avukatlık ücreti takdir ve tayini gerekirken bu yönde olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Davalılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün Avukatlık ücretine ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4.(HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 3402 sayılı Kanunun 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,
09.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.