YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1608
KARAR NO : 2015/5828
KARAR TARİHİ : 12.03.2015
İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. Mahkemece, davaya konu haciz işleminin…….. İcra Dairesi’nin 2012/18364 Esas sayılı dosyasındaki 26.06.2013 tarihli talebine istinaden, ….’nün 2013/260 Talimat sayılı dosyasında yapıldığı, 6100 HMK ile istihkak iddiaları için özel yetki kuralının öngörülmediği, İİK’na göre genel yetki kuralının esas icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesi olduğu, bu yetki kuralının kamu düzenine ilişkin olduğu ve re’sen mahkemece yetki hususunun değerlendirileceği, esas icra dairesinin …. Nöbetçi İcra Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesi ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. Hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6100 sayılı HMK’nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmış olup; bu Kanun’da 1086 sayılı HUMK’nun 512. maddesine paralel bir düzenleme getirilmemiştir. Bu durumda İİK’nun yetkiye ilişkin 4, 50. maddeleri ve 6100 sayılı HMK’nun 5, 6. maddeleri uyarınca genel yetki kuralının uygulanması gerekir. Buna göre istihkak davalarının asıl icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılması mümkündür. 6100 sayılı HMK’nun 7/1. maddesi gereğince davalının birden fazla olması halinde davanın, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılması mümkündür. Basit yargılama usulüne uygun yürütülen taşınır mala ilişkin istihkak davalarında Yasa’ca kesin yetki kuralı öngörülmediğinden yetki itirazı ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebilir. HMK’nun 19/4. madde hükmüne göre de yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir. Hakim doğrudan (re’sen) yetkisizlik kararı veremez. Bu kapsamda, eldeki davaya gelince; uyuşmazlık bakımından öngörülen kesin yetki kuralı bulunmadığı ve yetki itirazında bulunulmadığı halde, re’sen yetkisizlik kararı verilmek suretiyle sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
Hal böyle olunca, hükmün; tarafların toplanan ve toplanacak tüm delilleri birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi için bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine
12.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.