Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/16143 E. 2014/19467 K. 28.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16143
KARAR NO : 2014/19467
KARAR TARİHİ : 28.10.2014

MAHKEMESİ :…… Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı

Davacı-karşı davalı … Özalp ile Davalı-karşı davacı … aralarındaki katılma alacağı davasında ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair … 12. …… Mahkemesi’nden verilen 06.03.2014 gün ve 927/927 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı-karşı davalı … Özalp vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı karşı davalı … Özalp vekili, 12/03/2013 ve 03/04/2013 tarihli dilekçelerinde; ……, … Bankası, ……bank, ……bank, ……bank, …… Bankası, ……bank, ……bank, …… Bank,…… Bankası, ……, …… Bank, ……banka, …… Bank, …… Bank, ……, Bank ……… …… Bankası,……, …… Bank, …… Bank ……Genel Müdürlüklerine ve……… Bankası’na müzekkere yazılarak davalının banka hesaplarındaki nakitler ile yatırım hesaplarındaki hisse senetleri ve menkul değerlerine bloke konulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ……… 1523 parselde davalı adına kayıtlı gayrimenkulün 3. kişilere devrinin önlenmesine yönelik olarak……Müdürlükleri nezdinde şerh konulmak suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
Davalı karşı davacı … vekili 09/05/2013 havale tarihli dilekçesi ile 04/04/2013 tarihinde herhangi bir neden ve delil belirtmeksizin müvekkili adına kayıtlı banka hesaplarına, …… ili, …… ilçesindeki taşınmazına tedbir konulduğunu, amacını aşar ve davalının yaşam kabiliyetini tamamen kısıtlar nitelikte olan tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, …… ili, …… ilçesi, …… 1523 parselde davalı birleştirilen dosyanın davacısı davalı karşı davacı adına kayıtlı gayrimenkulün 01/01/2002 tarihi ile dava tarihi olan 21/12/2012 tarihleri arasında edinilmiş ise devir ve temlikinin önlenmesi için 1/2 si üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş olup taşınmazın 01/01/2002 tarihinden önce edinilmiş olması nedeniyle konulan bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından davalı karşı davacı vekilinin bu taşınmaza ilişkin ihtiyati tedbire itirazının reddine,
Davalı karşı davacının tensip 12 nolu ara kararıyla banka hesapları üzerine konulan ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına, bu hususta ilgili banka şubelerine müzekkere yazılmasına,
Davacının katılma alacağı talebine ilişkin davalının varlıkları üzerine yeterli miktarda tedbir konulduğundan şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin bu aşamada reddine karar verilmesi üzerine karar davacı karşı davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 391/3. ve 394/5. fıkralarında ihtiyati tedbir ile ilgili olarak mülga 1086 sayılı HUMK’nda yer almayan yeni bir hak arama yolu öngörülmüş ve HMK’nun 341. maddesinde “…… yoluna başvurulabilen kararlar”, HMK’nun 362. maddesinde ise “Temyiz edilemeyen kararlar” başlığı altında yer alan düzenlemelerden sözü edilen kanun yolundan maksadın “……” olduğu hususu açıkça hüküm altına alınmıştır.
Ne var ki, HMK’da öngörülen kanun yollarından …… başvurularının inceleneceği merciler olan …… Mahkemeleri’nin henüz kurulmaması nedeniyle HMK’na daha sonra eklenen Geçici 3. maddeyle …… hükümlerinin uygulanması …… Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar ertelenmiş ve bu amaçla birtakım genel geçiş hükümleri öngörülmüştür.
Bilindiği üzere, ihtiyati tedbir, HMK’da “Geçici Hukuki Korumalar” üst başlığı altında taraflar arasındaki ihtilafın çözümüne katkı sağlayan ve asıl yargılamada verilen hükmün gerçekleştirilmesini temin eden ve hakların korunması bağlamında aynı zamanda hukuk ……i ilkesinin ayrılmaz bir parçası olarak hak arama hürriyeti kapsamında değerlendirilebilecek bir usul hukuku müessesesi olduğunda kuşku yoktur. Temyiz yolu da, açık bir şekilde hatalı veya kanuna aykırı biçimde ortaya çıkmış kararların düzeltilmesini amaçlayan olağan bir kanun yoludur. Bu anlamda temyiz “hukukun hiç uygulanmaması veya yanlış uygulanması” sebebine dayanır. Zira temyiz, hem kararın daha üst seviyedeki bir mahkeme tarafından denetlenmesini sağlaması, hem de şekli bakımdan kesinleşmesini ertelemesi itibariyle tam bir kanun yoludur. Oysa ……, yukarıda belirtildiği gibi hukuki denetim yanında yerindelik denetimi yapan bir kanun yoludur. ……Anayasası’nın 6.maddesine göre:” Hiçbir kimse veya organ, kaynağını Anayasadan almayan bir …… yetkisini kullanamaz”. Yine Anayasa’nın 142. maddesine göre de: “Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi kanunla düzenlenir”. Nitekim bu husus, 6100 sayılı HMK’nun 1. maddesinde: “Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.” Şeklinde düzenlenmiştir. Aynı ilkeye Yargıtay’ın “Mahkemelerin görevi kamu düzeni ile ilgilidir; kıyas veya yorum yolu ile genişletilemez” şeklindeki kararında (YİBK.1977/4-4) de yer verilmiştir. Bu bakımdan mahkemelerin görev ve yetkilerinin kıyas ve yorum yoluyla genişletilmesinin olanaklı bulunmamaktadır.
Bu itibarla; 6100 sayılı HMK’nun 391. ve 394. maddelerinde geçen “kanun yolu” ibaresi ile kastedilenin …… yolu olduğu, Geçici 3.madde yollamasının sadece HUMK’nun temyize ilişkin hükümlerini kapsadığı ve ihtiyati tedbire ilişkin kararların nihai nitelikte kararlardan olmadığı, ayrıca bu konuda özel bir düzenlemenin de bulunmadığı gözetildiğinde bu tür kararların temyiz yolu kapsamında incelenebilmesi mümkün değildir.(YİBK. 21.02.2014 tarih 2013/1E.-2014/1 K.)
Yargıtay…… Hukuk Genel Kurulu’nun 21.02.2014 tarihli ve Esas: 2013/1, Karar: 2014/1 sayılı kararı ile ilk derece mahkemelerince verilen ihtiyati tedbir taleplerinin reddi veya bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilen kararlara karşı temyiz yolunun kapalı olduğuna karar verildiğinden, tedbire itiraz eden davacı karşı davalı … Özalp vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 50,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 28.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.