YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16348
KARAR NO : 2014/16410
KARAR TARİHİ : 18.09.2014
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, İcra Müdürlüğü’nün 2000/6500 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, İcra Müdürlüğü’nün 2011/389 sayılı Talimat dosyasında yapılan 10.02.2012 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, haciz yapılan yerin borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, üçüncü kişi adına kayıtlı şube adresi olduğunu, burada ödeme emrinin de tebliğ edilmediğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu şirket hakkında 27.06.1997 ve 11.08.1997 tarihli genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borç nedeni ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun adresinde haciz uygulandığını, davacı şirketin borcun doğum tarihinden sonra kurulduğunu ve borçlu şirket ile organik bağ içinde bulunduğunu, tüzel kişilik perdesinin aralanması isteği ile açtıkları davanın devam ettiğini, haciz adresindeki taşınmazın bir kısmının muvazaalı olarak üçüncü kişiye satıldığını, açılan davada muvazaalı tasarrufun iptaline karar verildiğini, diğer yandan somut olayda İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunu, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin sunduğu delillerin istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli bulunmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: davacı üçüncü kişi ve borçlu şirketlerin aynı adreste faaliyet gösterdiği, TMSF tarafından yapılan atamalar nedeni ile iki şirketin aynı elden yönetildiği, davacı üçüncü kişi şirketin aradaki organik bağlantı nedeni ile borçluya ait bir kısım borcu üstlendiği, sunulan faturaların ticari kayıtlarda yer aldığı, ancak mahcuzların tamamının ne şekilde iktisap edildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 0,90 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 18.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.