Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/16384 E. 2015/20088 K. 09.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16384
KARAR NO : 2015/20088
KARAR TARİHİ : 09.11.2015

MAHKEMESİ : Mersin(Kapatılan) 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/05/2014
NUMARASI : 2014/34-2014/200

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Şikayetçi 3. kişi Lale vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; F.. G.. ile Mersin 1. Aile Mahkemesi’ nin 2009/369 Esas, 2009/455 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, boşanma sırasında düzenlenen protokol ile Mersin İli, .. İlçesi, 405 ada, 3 parsel, 12. kat, 23 nolu bağımsız bölüm nolu taşınmazın F.. G..’dan müvekkiline devredilmesi konusunda anlaştıklarını, protokol gereğinin yerine getirilmemesi üzerine açtıkları davada Mersin 5. Aile Mahkemesi’nin 2011/263 Esas, 2012/432 Karar sayılı ilamı ile taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek müvekkili adına tesciline karar verildiğini, bu kararın 19.07.2012 tarihinde kesinleştiğini ve 21/03/2014 tarihinde tapuya tescil edildiğini, F.. G.. aleyhine alacaklı Y.. D.. tarafından Mersin 7. İcra Müdürlüğü’nün 2011/6266 Esas sayılı dosyası ile yapılan takip nedeniyle müvekkiline ait taşınmaz üzerine haciz konulduğunu, haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı vekili cevap dilekçesi ile; tescil işleminin muvazaalı olduğunu, olup şikayetin reddini istemiştir.
Mahkemece, mahkeme kararı ile mülkiyet tescilden önce kazanılacağından şikayetçi 3. şahıs Lale’nin hacze konu taşınmazın mülkiyetini 30.03.2009 tarihi itibari ile kazandığı, ayrıca taşınmazın şikayetçi adına tesciline dair kararın 04/06/2012 tarihinde verildiği ve 19.07.2012 tarihinde kesinleştiği 20.09.2013 tarihinde konulan hacizden önce şikayetçinin taşınmazın mülkiyetini kazandığı gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmiş olup hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemi, icra müdürünün işlemine yönelik şikayet mahiyetinde olduğundan, şikayet koşulları doğrultusunda çözümlenmesi gerekir (HGK 24.09.1997 tarih 1997/15-461 E 1997/729 K) (HGK 13.06.2001 tarih 2001/12-461 E 2001/516 K). İcra Müdürlüğünce haciz işlemi yapılırken, taşınmazın haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olması zorunlu ve yeterlidir. Taşınmaz borçlu adına kayıtlı ise icra müdürlüğünce yapılan haciz işleminde bir usulsüzlük bulunmadığı sonucuna varılmalıdır (HGK 07.04.2004 tarih 2004/12-210 E 2004/208 K). İcra mahkemesince yapılacak iş ise; icra müdürünün işleminde, haciz tarihinde bir usulsüzlük bulunup bulunmadığını denetlemekten ibarettir.
Somut olayda, haciz tarihinde taşınmaz borçlu adına kayıtlıdır. Bu nedenle yapılan haciz işlemi usulüne uygundur. Açılıp sonuçlanmış tapu iptali ve tescil davası neticesi, mülkiyetin 3. şahsa geçtiği yönündeki Mahkeme gerekçesindeki hususlar, icra müdürlüğü işlemini denetlemede sınırlı yetkili İcra Mahkemesi’nde değil, genel mahkemelerde açılacak haczin kaldırılması davasında tartışılıp karara bağlanabilir. İcra Mahkemesi’nin mülkiyet ihtilafını çözer mahiyetteki gerekçesinde isabet bulunmamaktadır. Bu nedenle şikayetin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 09.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.