YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16497
KARAR NO : 2016/3578
KARAR TARİHİ : 29.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
… ile … aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kabulüne dair …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 22.04.2014 gün ve 448/178 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, tapuda tarafların ortak mirasbırakanı adına kayıtlı 223 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve ortaklığın giderilmesi dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunda B, D, E harfleriyle gösterilen yapıların davacı tarafından meydana getirildiğini açıklayarak bu hususun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 223 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve …. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/520 esas sayılı dosyasında mevcut 24.06.2010 tarihli bilirkişi raporunda B, D, E harfleriyle gösterilen muhdesatların davacıya aidiyetine, 2.612,88 TL bakiye harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 5.676,55 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek davanın kabulüne karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Dava, muhdesat tespiti isteğine ilişkindir. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer(TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK 722, 724, 729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
Ne var ki; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir.
3- Davalının harç ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu 223 parsel sayılı taşınmaz tapuda tarafların ortak mirasbırakanı…. adına kayıtlı olup, dosya arasında bulunan veraset belgesine göre davalının miras payı 1/5 ‘tir. Bu nedenle yargılama sonunda hükmedilecek harcın ve vekâlet ücretinin taşınmazdaki davalı taraf payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) üzerinden, yani 223 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve …. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/520 esas sayılı dosyasındaki 24.06.2010 tarihli bilirkişi raporunda B, D, E harfleriyle gösterilen muhdesatların (zemin bedeli hariç) değerinin 1/5’i üzerinden hesaplanması gerekirken, muhdesatların değerinin tamamı üzerinden hesaplanması da doğru olmamıştır. Ancak dava konusu muhdesatların (zemin bedeli hariç) değerinin 1/5’i üzerinden hesaplanan nisbi vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olduğundan ve hükmedilecek vekalet ücreti maktu miktardan az olamayacağından bu hususlar gözetilerek temyiz edilen hükmün 1, 2. ve 4. fıkralarının HUMK’un 438/7 (HMK 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. ve 3.bentte açıklanan sebeplerle hükmün 1.fıkrasındaki ”…davacıya aidiyetinin…” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine ” … davacı … tarafından meydana getirildiğinin … ” ibarelerinin yazılmasına, hükmün harca ilişkin 2.fıkrasındaki ” 2.612,88 ” rakamlarının hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine ”522,57” rakamlarının yazılmasına, hükmün vekalet ücretine ilişkin 4.fıkrasındaki ”5.676,55” rakamlarının hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine ”1.500” rakamlarının yazılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nın 304. maddesi (1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası) gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, davalının sair temyiz itirazlarının yukarıda 1.bentte açıklanan sebeplerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 834,75 TL peşin harcın istek halinde davalıya iadesine 29.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.