YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17381
KARAR NO : 2014/18649
KARAR TARİHİ : 20.10.2014
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının onanmasına dair 15.11.2013 tarih, 2013/6403 Esas, 2013/16778 Karar sayılı Daire ilâmının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Sair karar düzeltme itirazları değil ise de;
… Tapu Sicil Müdürlüğü’nün 08.07.2005 tarih ve 2511 yevmiye sayılı 400.000 YTL limitli teminat ipoteğine dayalı olarak, asıl borçlu Şirket ile ipotek veren … aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip başlatılmıştır. 29.12.2009 tarihli ödeme emriyle 356.795,29 TL’nin faiziyle tahsili talep edilmiş, kesinleşen takipte, 16.09.2011 tarihinde taşınmazlar toplam 60.500,00 TL’ye ihale edilmiştir. Alacaklı vekilinin talebi üzerine, İcra Dairesi’nce ihale bedeli alacağı karşılamadığından İİK’nun 152. maddesi gereğince, 23.03.2012 tarihli ve 435.758,27 TL’lik rehin açığı belgesi düzenlenmiştir. Rehin açığı belgesinde asıl borçlu yanında ipotek veren de borçlu olarak gösterilmiştir.
Şikayet eden … 15.10.2012 harç tarihli dilekçesinde; diğer şikayet nedenleri yanında takipte ipotek limitinin aşılamayacağı ve ipotek veren üçüncü kişi olarak hakkında rehin açığı belgesi düzenlenemeyeceği yönündeki şikayetlerini bildirmiş, Mahkemece, şikayetçinin malik sıfatı yanında ipotek akit tablosundaki kefaleti nedeniyle takip konusu borçtan tamamen sorumlu olduğu gerekçesiyle şikayetlerinin reddine karar verilmiştir.
TMK’nun 851 ve 881. maddelerinde ifadesini bulan muhtemel bir alacağın teminatı olarak tesis edilen üst sınır (limit) ipoteğinde, borcun ulaşacağı miktar belirsiz olduğundan taşınmazların ne miktar alacak için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosundaki limitle sınırlandırılmıştır. Bu şekilde kurulan ipotekte TMK’nun 875. maddesi gereğince ipoteğin alacaklıya sağladığı (güvence) teminat, ana borç, faiz, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan toplam borç miktarıyla birlikte bu limiti aşamaz. (HGK. 24.05.1989 tarih 1989/11-294 Esas, 1989/378 Karar). Bu hükümler karşısında alacaklı limitle sınırlı olarak ipotekli takip yapabilir ve ipotek veren malik üçüncü kişinin sorumluluğu gayrimenkulün satılması ile sona erer.
İİK’nun 152. maddesinde ise; ipotekli taşınmaz satılıp da tutarı takip olunan alacağa yetmezse, alacaklıya bütün veya geri kalan alacağı için bir belge verilir. Bu rehin açığı belgesi ile borçlu aleyhine takip yapılabilir, rehin açığı belgesi borçtan şahsen (kefil veya müşterek borçlu olarak) sorumlu olmayan ipotek veren aleyhine düzenlenemez ve bu belge ile üçüncü şahıs ipotek veren aleyhine takip yapılamaz.
Takip konusu ipotek akit tablosu içeriğinde ”.. üçüncü şahıs müşterek borçlu ve müteselsil kefil malik … … ” ifadesinin yer aldığı, ancak hangi borcun müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olduğu takipte açıkça belirlenip gösterilmediği, takibin sadece İİK’nun 150/ı kapsamına girmeyen cari hesap sözleşmelerine dayandığı, bu haliyle …’un borçtan şahsen sorumlu olup olmadığı hususunun yargılamayı gerektirdiği, ipotek veren sıfatı dışında ipotekli takibin muhatabı olamayacağı ve bu nedenle de sorumluluğunun ipotekli taşınmazın satışı veya satış bedelinin ödenmesiyle son bulacağı, varsa başka sözleşme vs. delillere dayanılarak, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu ispatlanmak suretiyle aleyhine genel haciz yolu ile takip yapılabileceği anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu nedenlerle şikayetçi hakkında rehin açığı belgesi düzenlenemeyeceğinden şikayetinin bu yönüyle kabulü ile İcra Mahkemesi kararının bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla karar düzelteme isteminin kısmen kabulü yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Şikayetçi vekilinin karar düzelteme isteminin kısmen kabulü ile Dairemiz’in, 15.11.2013 tarih ve 2013/6403 Esas 2013/16778 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
20.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.