Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/18633 E. 2016/8321 K. 05.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18633
KARAR NO : 2016/8321
KARAR TARİHİ : 05.05.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Davacı 3. kişi vekili, davalı … tarafından, diğer davalı … aleyhine … 2. İcra Müdürlüğü’nün … sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı …’nin davacı müvekkilinin babası olduğunu, baba oğul aynı avlu içerisinde bulunan farklı iki müstakil evde ikamet ettiklerini, takibin kesinleşmesi üzerine borçlu …’ye 06/10/2013 tarihinde hacze gidildiğini, haciz sırasında borçlunun olmadığını, müvekkili ile davalı borçlunun evlerinin … … sayılı taşınmazda bulunan aynı avlu içerisinde olması nedeniyle müvekkiline ait olan 3-5 yaşlarında … kulak küpe numaralı 10 adet büyükbaş hayvanın haczedilerek müvekkiline yediemin olarak teslim edildiğini, müvekkilinin haciz sırasında bu hayvanların tamamının kendisine ait olduğunu iddia ederek istihkak iddiasında bulunduğunu, alacaklının istihkak iddiasını kabul etmediğini, haczedilen tüm hayvanların müvekkilinin … işletme numaralı hayvan işletmesinde kayıtlı olduğunu ve işletmenin müvekkiline ait olduğunu, haciz sırasında gösterilen resmi belgelere rağmen büyükbaş hayvanların haczedildiğini iddia ederek davanın kabulü ile menkuller üzerindeki hacizlerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davaya konu 10 adet büyükbaş hayvanın borçluya ait olduğunu, borçlunun borçlarını ödememek için menkul ve gayrimenkul tüm mallarını aynı evde ikamet eden ve istihkak iddiasında bulunan oğlunun üzerine geçirdiğini, söz konusu menkullerin piyasa değerinin 280.000,00TL iken 26.000,00TL ye oğlu adına satış yaptığını, söz konusu ineklerin borçlunun evinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; alacaklı tarafından icra takibinin … tarihinde başlatıldığı, borçluya ödeme emrinin … tarihinde tebliğ edildiği, takibin
.//..

dayanağı olan … Şubesi’nden borçlu tarafından kullanılmış olan kredi borcunun kefil … tarafından ödendiğine dair dekontta ödeme tarihinin 31/05/2013 olduğu, dolayısıyla takibe konu borcun bu tarihten sonra doğduğu, davaya konu hayvanların ise, borcun doğduğu tarihten önce borçlu tarafından davacıya devredildiği, bu nedenle borçlunun iş bu borcu ödememek amacıyla muvazaalı şekilde hayvanları davacıya devretmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacı tanıklarının beyanları ve kolluktan gelen yazı cevabının da bu hususu doğruladığı, davacı adına tescil işleminin takibe konu borcun doğumundan önce olduğu ve dolayısıyla alacaklı yararına olan mülkiyet karinesinin aksinin, davacı tarafça ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasıdır.
Mahkemece, borcun doğum tarihi olarak davalı alacaklının kefil olduğu miktarı … sayılı takipte alacaklı komumunda olan bankaya ödediği tarih olan 31.05.2013 tarihi olarak belirlenmişse de; anılan takipte alacaklının … olduğu, takip borçlularının asıl borçlu sıfatıyla eldeki davanın davalı borçlusu …, müteselsil kefil sıfatıyla eldeki davanın davalı alacaklısı olan … olduğu, 27.05.2013 tarihinde başlatılan takibin dayanağının 29.06.2012 tanzim, 08.05.2013 vade tarihli bono olduğu, bonoda asıl borçlunun …, kefilin ise … olduğu, bu takibe istinaden 31.05.2013 tarihinde takip borçlularından eldeki davanın alacaklısı … tarafından ödeme yapıldığı görülmekte olup, bu bilgiler ışığında borcun doğum tarihinin yukarıda anılan bononun tanzim tarihi olan 29.06.2012 olduğunun kabulü gerekir. Bu doğrultuda dava konusu mahcuzların davalı borçludan davacı 3. kişiye geçiş tarihinin 12.03.2013 olduğu dikkate alındığında yapılan bu satım işleminin borcun doğumundan sonraya tekabül ettiği görülecektir. Bu bilgilere ve dosyaya yansıyan diğer bilgilere göre, davalı borçlu babanın, aynı avluya açılan binada oturan 3. kişi konumundaki oğluna yapmış olduğu satışın muvazaalı olduğu kabul edilmelidir.
Tüm bu olgular karşısında, borcun doğumundan sonra yapılan satışın muvazaalı olduğu ve bu halin alacaklıların haklarını etkilemeyeceği dikkate alınarak 3. kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 486,70 TL peşin harcın temyiz edene iadesine,
05.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.