YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18912
KARAR NO : 2015/22031
KARAR TARİHİ : 08.12.2015
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/05/2014
NUMARASI :
DAVACI : Y.. A.. vs.
DAVALI : … Elektronik Tek. İnş. Taah. Yat. San. Dış. Tic. Ltd. Şti.
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlular vekili, takibe konu kararın gayrimenkulün aynına ilişkin olduğunu, kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağını takibin iptaline karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece, şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlular vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMK’nun Geçici 3. maddesi gereğince uygulanması gereken HUMK’nun 443/4 (HMK’nun 367/2.) maddesi gereğince, gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez. Bu nedenle aynı ilamda yazılı eklentilerin de infazının istenebilmesi için ilamın kesinleşmesi zorunludur. Buna karşılık, gayrimenkulün aynına ilişkin olmayan gayrimenkul üzerindeki kişisel “şahsi” haklara ilişkin olan ilamların icraya konulabilmesi için bunların kesinleşmelerine gerek yoktur. Yani bu ilamlar kesinleşmeden icraya konulabilir.
Takibe dayanak olan Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2008/… Esas, 2013/… Karar sayılı ilamı, kat karşılığı inşaat ve taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin geriye etkili olarak feshi ile buna bağlı olarak davalı yüklenici ve yükleniciden bağımsız bölüm devralan davalılar aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasına ilişkindir. Bu haliyle ilam taşınmazın aynına ilişkin olup kesinleşmeden takibe konu edilemez. Alacaklı vekili ilamın takip tarihinde kesinleşmiş olduğunu iddia etmediği gibi, ilamın kesinleşmeden takibe konulabileceği yönünde beyanda bulunmuştur.
O halde kesinleşmemiş ilama dayalı olarak başlatılan takibin iptali ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.