YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19712
KARAR NO : 2014/20719
KARAR TARİHİ : 13.11.2014
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Değer artış payı alacağı
… ile … (Işık) aralarındaki dava hakkında …2. Aile Mahkemesi’nden verilen 08.03.2013 tarih ve 1133/175 sayılı hükmün Daire’nin 24.04.2014 gün ve 2013/10301-2014/7967 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 22.07.2008 tarihinde evlenen tarafların evlilikten önce birlikte yaşamaya başladıklarını, vekil edenin Hepatit B hastası olduğunu bilen davalının evlenmek için kendisine bir daire alınmasını şart koştuğunu ve vekil edenin bu amaçla kendi parası ile satın almış olduğu 9289 ada 5 parsel 1 numaralı meskenin ½ hissesini davalı adına tescil ettirdiğini açıklayarak, davalı üzerindeki payın iptaliyle adına tesciline karar verilmesini bu talep mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla 10.000 TL’nin 23.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmekle Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Daire’nin 24.04.2014 tarih 2013/10301 Esas, 2014/7967 Karar sayısı ile taşınmazın tarafların serbest iradeleriyle ½ şer paydan davacı ve davalı adına tescil edilmesiyle paylaşımın yapıldığı ve tescilden sonra davalı adına kayıtlı paya katkıda bulunulduğu da davacı tarafından iddia edilmediği gerekçesiyle Bozma sevk edilmekle davacı vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından, davacının evlilik birliği içinde satın alınan ve ½ şer paydan taraflar adına tescil edilen taşınmazdaki davalıya ait ½ payın edinilmesindeki katkısı nedeniyle tapu iptali ve tescil ve bunun mümkün olmaması halinde değer artış payı alacağı isteğinde bulunduğu, mahkemece katkı iddiası sabit görülmekle değer artış payına hükmedildiği saptanmıştır. Hal böyle ise de, yerel mahkemenin hüküm vermesinden sonra, Dairenin temyiz incelemesinden önce taraflar arasında sulh sözleşmesi düzenlenmiş; ancak, sözleşmenin dosyasına eklenmemesi nedeniyle temyiz aşamasında değerlendirmeye alınmamıştır. Sulh sözleşmesinin hükmün kesinleşmesine kadar yapılması mümkün olup kesin hüküm gibi sonuç doğuran davaya son veren taraf işlemlerindendir. HMK’nun 315. maddesi gereğince, taraflar sulh sözleşmesine göre karar verilmesini istemekle Mahkemece Sulh sözleşmesinin kapsamına göre bir karar verilmelidir.
Davacı vekilinin karar düzeltme itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulüyle, Dairenin 24.04.2014 tarih ve 2013/10301 Esas, 2014/7967 Karar sayılı bozma kararının 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına ve taraflar arasında düzenlenen sulh sözleşmesi uyarınca yerel mahkemece bir karar verilmek üzere hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 52,40 TL peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 13.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.