Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/20145 E. 2016/5150 K. 21.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20145
KARAR NO : 2016/5150
KARAR TARİHİ : 21.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tespit

… ve … aralarındaki tespit davasının kısmen reddine kısmen kabulüne dair …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 20.02.2014 gün ve 2013/268 Esas, 2014/71 Karar sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili ve davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş ise de duruşma isteğinin takdiren reddine karar verilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, ilk davada; imar planında park ve spor alanı olarak belirtilen taşınmaza davacı tarafından yapılan gecekondunun üzerinde bulunduğu arsanın ileride mülkiyet hakkına ve tescil isteğine esas olmak üzere davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş, birleştirilen davada ise, gecekondu olarak yapılan binanın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ilk dava ve birleştirilen davanın birlikte değerlendirilmesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu gecekondunun davacıya ait olduğunun tespitine, davacının zemine ilişkin isteğinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, davacı vekilinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteği takdiren reddedilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına göre, davacının tüm temyiz itirazları ile davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davalının dava konusu muhdesatın tespiti davasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararının bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re’sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir(HMK 114/1-h, 115 m.)
Öğretide ve Yargıtay’ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmaz tapusuz olup imar planında park ve spor alanı olarak belirtilmiştir. Taşınmaz tapusuz olduğundan ve hakkında kentsel dönüşüm uygulaması ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığından davacının güncel hukuki yararının bulunduğundan söz edilemez. Mahkemece muhdesatın tespiti isteği yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine (HMK 115) karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2.bentte açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalının sair temyiz itirazları ile davacının tüm temyiz itirazlarının yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 816,00 TL. peşin harcın istek halinde davalıya, 25,20 TL peşin harcında istek halinde davacıya iadesine, 21.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.