YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20462
KARAR NO : 2014/19036
KARAR TARİHİ : 23.10.2014
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı
Davacı-karşı davalı … ile davalı-karşı davacı … … aralarındaki katılma alacağı davasının ihtiyati tedbir kadırma taleplerinin reddine dair İstanbul Anadolu 1. Aile Mahkemesi’nden verilen 11.07.2014 gün ve 278/278 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı-karşı davalı vekili, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak evlilik birliği içinde edinilen ve davalı-karşı davacı adına kayıtlı 6767 parsel ile davalı-karşı davacının ortaklarından olduğu şirket hisselerinin evlilik tarihinden sonra kazandığı değerden kaynaklanan 10.000 TL katılma alacağının davalıdan tahsiline, davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, asıl davanın reddine, davacı-karşı davalı tarafından evlilik birliği içinde edinilen taşınmaz, araç ve emeklilik ikramiyesi üzerindeki 10.000 TL katılma alacağının davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini ve alacağın teminat altına alınabilmesi için belirtilen araç, taşınmaz ve ikramiyeye tedbir uygulanmasını istemiştir.
Mahkemece, davacı-karşı davalı adına kayıtlı araç, taşınmaz ile …’tan emeklilik nedeniyle hak etmiş olduğu ikramiye üzerine tedbir konulmasına karar verilmekle, davacı-karşı davalı vekili tedbire itiraz etmiş ve mahkemenin 11.07.2014 tarihli yargılama oturumunda tedbirin devamına karar vermesi sonucunda, tedbirin devamına ilişkin ara karar, davacı-karşı davalı vekilinin tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 391/3. maddesindeki düzenleme ile ihtiyati tedbir kararlarına karşı da kanun yolu açılmış ve kanun yoluna başvurulması halinde ihtiyati tedbirin özelliği gereği incelemenin öncelikle yapılacağı ve verilen kararın da kesin olacağı açıklanmıştır.
Ancak Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 21.02.2014 tarih 2013/1 Esas, 2014/1 Karar sayılı içtihadı ile HMK’nun 391. ve 394. maddelerinde geçen “kanun yolu” ibaresi ile kastedilenin istinaf yolu olduğu, Geçici 3. madde yollamasının sadece HUMK’nıın temyize ilişkin hükümlerini kapsadığı ve ihtiyati tedbire ilişkin kararların nihai nitelikte kararlardan olmadığı, ayrıca bu konuda özel bir düzenlemenin de bulunmadığı gözetildiğinde bu tür kararların temyiz yolu kapsamında incelenemeyeceği kanaatine varılmış ve “İlk derece mahkemelerinden verilen ihtiyati tedbir taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamayacağına” karar verilmiştir.
Az yukarıda açıklanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karara karşı temyiz isteğinde bulunulamayacağından davacı vekilinin temyiz dilekçesinin (isteminin) REDDİNE, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 23.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.