Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/20712 E. 2016/13203 K. 06.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20712
KARAR NO : 2016/13203
KARAR TARİHİ : 06.10.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Davacı 3. kişi vekili, … tarihinde haczedilen menkullerin, müvekkiline ait olduğunu, buna ilişkin fatura ve belgeler sunulduğunu, müvekkil şirketin …’da … marka ürünlerin imalatını yaptığını, sevk irsaliyesi ile gönderilen ürünlerin şubeler aracılığıyla satıldığını, haciz yapılan işyerinin boş olarak kiralandığını ve şube açılışı yapıldığını, borçlunun da mağazacılık konusundaki deneyimi nedeniyle işe alındığını, mayıs sonu itibari ile de iş ilişkisinin sonlandırıldığını, borçlunun menkullerle ve müvekkiline ait işyeri ile ilgisinin olmadığını iddia ederek istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz yapılan işyerinin borçluya ait olduğunu, muvaazalı olarak davacıya devrediliğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; 3. kişi şirketin 14.09.2011 tarihinden itibaren haciz adresinde şube olarak faaliyet gösterdiği, davacı firmanın hacze konu malların bir kısmını kendi atölyesinde, bir kısmını fason olarak imal etmesi ve özellikle de … Şubede yapılan satışların tahsilatlarının davacı şirketin merkez adresinde bulunan bankaya aktarılması, defterlerinin usulüne uygun tutulması ve defterlerin birbirini teyit etmesi karşısında davanın kabulü ile haczedilen menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz 27.06.2012 tarihinde,borçlunun eski faaliyet adresinde ve borçlunun huzurunda yapılmıştır. Bu durumda, İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olup, bu yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Beyana dayalı olarak isteyen her kişi adına düzenlenmesi olanaklı bulunan fatura, adi nitelikli kira sözleşmesi, vergi levhası gibi belgeler yasal karinenin aksini ispata yeterli değildir.
.//..
Öte yandan, borçlunun 19.03.2012 tarihi itibari ile davacı 3.kişi şirkette işçi olarak çalışmaya başlaması, 21.05.2012 tarihi itibari ile iş ilişkisi sonlandırılmasına karşın 27.06.2012 tarihinde yapılan hacizde hazır bulunması, 3. kişi şirket ile borçlunun aynı konuda ticari faaliyette bulunmaları, takip konusu çekte borçlunun isminin yanında yazılı ”…” ibaresinin, 3. kişi şirketin üretim markası olması ve bu markanın 3. kişi şirkete bağlı şubeler tarafından satışının yapılıyor olması, bununla birlikte Vergi Dairesi kayıtlarına göre borçlunun haciz yapılan işyerindeki faaliyetini 17.10.2011 tarihinde sonlandırması, 3. kişinin ise aynı iştigal kolundaki faaliyetine, aynı adreste 14.09.2011’de başlamış olması karşısında alacaklıdan mal kaçırmak için, örtülü iş yeri devri yapılmış olduğu devrin alacaklının haklarını etkilemeyeceğinin kabulü ile Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 213,50 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.