YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21146
KARAR NO : 2016/3154
KARAR TARİHİ : 24.02.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İhtiyati Haczin Kaldırılması
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu aleyhine başlatılan ilamlı takipte, borçlu İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; İli,… İlçesi,… ada 8 parselde kayıtlı 5 numaralı bağımsız bölümdeki daireye haciz konulduğunu, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun haczi caiz olmayan mallar ve haklar başlıklı 82. maddesinde borçlunun haline münasip evinin haczedilemeyeceğinin düzenlendiğini belirterek haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, borçlunun aynı parsel üzerinde bulunan 2 numaralı bağımsız bölümü oğluna tahsis ettiği, sosyal durumu göz önüne alındığında haline münasip ev olarak haczedilmezliği yönündeki iddiasının samimi olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK’nun 82/1-12. maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. Mahkemece, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.
Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır.
Borçlunun aynı binada veya başka yerlerde evlerinin olması, meskeniyet şikayetinin dinlenilmesine mani değildir. Birden fazla evi hacizli olan borçlu, istediği ev için meskeniyet şikayetinde bulunabilir, ancak bu tercihini makul bir sebep olmadan değiştiremez.
Mahkemece, borçlunun taşınmazının bulunduğu şehrin daha mütevazi bir yerinde haline münasip evi alabileceği değerin tespiti gerekir. Takipte asıl olanın alacaklıyı alacağına kavuşturmak olduğu da gözönünde bulundurulduğunda borçlunun daha mütevazi semtlerde ve asgari ihtiyacını karşılayacak evin değerinin yeniden belirlenmesine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.