YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21306
KARAR NO : 2016/4895
KARAR TARİHİ : 17.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
… ve … ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen … gün ve … sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili; bütün mirasçıların katılımıyla yapılan 27.03.1965 tarihli miras taksim sözleşmesine dayalı olarak dava konusu … ada … ve … parsel ile 311 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile … ada … parsel sayılı taşınmazın davacı …, … ada … parsel ve … parsel sayılı taşınmazların davacı … adına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların davasının ayrı ayrı hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava konusu … ada … ve … parsel sayılı taşınmazlar yönünden kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yazılı şekilde hüküm verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan davacılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacılar vekilinin dava konusu … parsel sayılı taşınmaz hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi gereğince; kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere, tutanağın kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.
Somut olayda; çekişme konusu … parsel sayılı taşınmaz, 24.11.1964 tarihinde tapulama nedeniyle tarafların mirasbırakanı … adına tescil edilmiştir.Davacıların dayandığı “rızaen taksim senedi” başlıklı sözleşme 27.5.1965 tarihli olup, davacı tarafın … parsel sayılı taşınmaz yönünden tapulama çalışmalarının kesinleşmesinden sonra yapılan miras taksim sözleşmesine dayalı olarak iptal ve tescil isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır. Anılan Kanun maddesinde de belirtildiği gibi, 10 yıllık hak düşürücü süre, kadastro tespit öncesi nedenlere dayanılarak açılan davalarda söz konusu olur.
Hal böyle olunca, Mahkemece, iddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan kanun maddesi yanlış yorumlanarak yazılı gerekçeyle davanın 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2).bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulanan Yerel Mahkeme hükmünün dava konusu … parsel sayılı taşınmaz yönünden 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının (1). bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, taraflarca HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 171,00 TL peşin harcın istek halinde davacılara iadesine, 17.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.