Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/21583 E. 2014/21533 K. 21.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21583
KARAR NO : 2014/21533
KARAR TARİHİ : 21.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ve … ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne kısmen reddine dair … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 18.10.2011 gün ve 330/720 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili, ile davalı … vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar vekili, davacıların mülkiyetinde bulunan 887 parsel sayılı taşınmaza bitişik olan davalı …’ye ait 896 nolu parselin bir bölümünün davalı adına tescil edildiğini, ancak bu taşınmazın davacılara atalarından kaldığını, dava konusu yer de dahil olmak üzere davacıların taşınmazın kendilerine ait olduğu düşüncesiyle üzerine yaklaşık 30 yıl önce bağ ve zeytin ağacı diktiğini, uzun yıllardır bu yeri kullanmakta olduklarını ileri sürerek davalı …’ye ait 896 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki bağ ve zeytin ağacı ekili kısmın tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline, bu talep kabul edilmediği taktirde bağ ve zeytin ağaçları ekilmek suretiyle taşınmaza yapılmış olan iyileştirmelere göre davacılar lehine uygun miktarda tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, dava konusu taşınmazın daha önce mera vasıflı olarak kamu orta malları sicilinde kayıtlı olup 2008 yılında mera vasfı değiştirilerek eğitim kompleksi yeri vasıflı olarak … adına tescil edildiğinden evveliyatı itibariyle mera vasfında olup zilyetlikle kazanımın mümkün olmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 896 parsele ilişkin tapu iptali ve tescil davasının yasal şartları oluşmadığından reddine; terditli talep edilen tazminat talebinin kabulü ile talep gibi 8.500 TL tazminatın davalı kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içerisinde davacılar vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu, 896 sayılı parsel 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 5/a maddesi gereğince kadim meradan tahsisi yapılarak 17.05.2002 tarihinde mera olarak kamu orta malları siciline tescil edilmiştir. İncelenmekte olan bu dava ise 4342 sayılı Mera Kanunu’nun
21/2. maddesinde belirtilen 5 yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılmasından sonra 18.06.2009 tarihinde açılmıştır. Anılan maddedeki 5 yıllık süre hak düşürücü nitelikte olup, olumsuz dava koşuludur. Hak düşürücü sürenin gerçekleşmesi, işin esasının incelenmesini önler. Hak düşürücü süre tüm def’i ve itirazlardan önce nazara alınır. Bu nedenle; yargılama bitinceye dek hak düşürücü sürenin geçtiği taraflarca ileri sürülebileceği gibi, görevden ötürü hakim tarafından kendiliğinden de gözönünde tutulur. Davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek değişik gerekçeler ile tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de sonucu itibariyle doğru olduğundan davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün 1. bendinin ONANMASINA,
Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu 896 parsel sayılı taşınmazın öncesinin de kadim mera niteliğinde olduğu, daha sonra 4342 sayılı Mera Kanununun 5/a maddesi gereğince kadim meradan tahsisinin yapıldığı, mera vasıflı taşınmaz üzerine bağ ve zeytin ağacı dikilmek suretiyle yapılan iyileştirmeler nedeniyle tazminat talep edildiği, ancak mera üzerine bağ ve ağaç dikmenin kanunen meraya tecavüz suçunu oluşturacağı gözönünde tutularak Mahkemece kanunen suç sayılan eylemleri yasallaştıracak biçimde tazminat kararı verilemeyeceği ve meralar niteliği gereği başka bir tasarrufa konu olamayacaklarından üzerine dikilen bağ ve ağaçlar dolayısıyla davacının zararından söz edilmeyeceğinden Mahkemece davacının tazminat talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davalı … vekilinin temyiz itirazları açıklanan bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4,05 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 21.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.