YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21640
KARAR NO : 2016/8535
KARAR TARİHİ : 09.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
… ile … ve müşterekleri aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kabulüne dair … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen … sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, tarafların paydaş olduğu … ada … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve çay fabrikası olarak kullanılan üç katlı binanın davacı tarafından yapıldığını açıklayarak bu hususun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan …, davayı kabul etmiş; diğer davalılar ise zemin kattaki ana binanın tarafların ortak miras bırakanları … tarafından yapıldığını, davacının masraflarını terekedeki gelirlerden karşılamak suretiyle zemin katı genişlettiğini ve üzerine iki kat daha eklediğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalılar …, … ve … yönünden davanın kabulüne, … ada … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve çay fabrikası olarak kullanılan üç katlı binanın mülkiyetinin davacı …’a ait olduğunun tespitine, diğer davalılar taşınmazdaki paylarını tapuda davacıya devrettiklerinden bu davalılar yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 sayılı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22…..1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK 722, 724, 729 maddeler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
Ne var ki; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda; dosyanın içeriğine, toplanan delillere, tanık beyanlarına göre, … ada … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve çay fabrikası olarak kullanılan üç katlı binanın davacı tarafından meydana getirildiği sabit olmuş, bir kısım davalıların binanın tereke geliriyle yapıldığına ilişkin iddiaları ise ispatlanamamıştır. Mahkemece muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetine karar verilmesi doğru değil ise de; bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamış, hükmün 1.fıkrasının HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeplerle hükmün 1. fıkrasındaki ”…mülkiyetinin davacı … ve …’den olma 05.05.1943 …doğumlu, … TC. kimlik nolu …’a ait olduğunun…” ibarelerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, bunların yerine ”…davacı … tarafından meydana getirildiğinin …” ibarelerinin yazılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nun 304. maddesi (1086 sayılı HUMK’nun 438/7. fıkrası) gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, davalının sair temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle reddine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 492,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya iadesine, 09.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.