YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21699
KARAR NO : 2016/5864
KARAR TARİHİ : 31.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti, Tazminat
… ve … ile … aralarındaki muhdesatın tespiti, tazminat davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 15.05.2014 gün ve 457/205 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, dava konusu 5057 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın 1. katının vekil edeni …, ikinci katının … tarafından yapıldığını açılayarak, 1. katın mülkiyetinin …’a, ikinci katın …’a ait olduğuna ve bu dairelerin bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, kendisine ait taşınmazda davacıların zemin kat üzerine 1. ve 2. katı yaptıklarını, çatı katı kendisinin yaptığını açıklamış, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, binanın mülkiyeti üzerinde bulunduğu arzın mülkiyetine tabi olduğundan 1. ve 2. katın mülkiyetinin davacılara ait olduğunun tespitine ilişkin talebin reddine, davacıların yaptırdıkları bina bölümlerini davalının rızası ve işçilik bedellerinin kendileri tarafından karşılanmak sureti ile yaptırıldığından, davacıların tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, davacı … için 12.708 TL’nin, davacı … için 13.791 TL’nin davalıdan alınıp davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleblerinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek mülkiyetin tespiti taleplerinin reddine karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre; davacılar vekilinin mülkiyetin tespiti taleplerinin reddine ilişkin hüküm yönünden temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davacılar vekilinin binanın bedellerine ilişkin tazminat istemlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacılar kendi malzemeleri ile başkasının taşınmazında yapı meydana getiren kişi konumundadırlar. Malzeme sahibinin, arazi sahibinden meydana getirilen yapı nedeniyle talep edebilecekleri bedel iyi niyetli olup olmadıklarına göre farklılık taşıyacaktır. Dosya içeriğinden; davacıların alacağa konu yapıları 1988 tarihinde meydana getirdikleri, davanın ise 2010 yılında açıldığı, toplanan delillere ve dosyanın içeriğine göre davacıların yapıları iyi
niyetli olarak meydana getirdikleri anlaşılmaktadır. Mahkemece, TMK’nun 723. maddesi gereğince, malzeme sahibi sıfatıyla davacılara ödenecek uygun tazminat miktarının, hükme esas alınan 04.11.2013 havale tarihli inşaat ek bilirkişi raporunda dava tarihi esas alınarak belirlenen miktarlar üzerinden belirlenmesi gerektiği halde, bahsi geçen raporda yapım tarihi esas alınarak belirlenen miktarlar üzerinden tazminat miktarı belirlenerek, eksik tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün tazminat isteğine ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının 1. bentte yazılı sebeplerle yerinde görülmediğinden REDDİNE, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 452,55 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 31.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.