YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2171
KARAR NO : 2014/20841
KARAR TARİHİ : 14.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil, temliken tescil beyanlar hanesine şerh
Davacı-birleşen dosya davalısı … ve davalı-birleşen dosya davacısı …, ile davalılar … ve … aralarındaki tapu iptali ve tescil, temliken tescil, beyanlar hanesine şerh davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 19.07.2013 gün ve 288/471 sayılı hükmün …’ca incelenmesi davalı-birleşen dosya davacısı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl dosyada davacı … vekili; tarafların murisi …’in 26/03/1981 tarihinde vefat ettiğini, mirasçıları olan tarafların 04/04/1981 tarihinde muristen kalma gayrimenkullerle ilgili rızai miras taksim sözleşmesi imzaladıklarını, söz konusu sözleşmeye göre 6154 parsel sayılı taşınmazın davacıya kaldığını, ayrıca davacının anılan taksim sözleşmesi ile davalı …’ye kalan 6019 parsel sayılı taşınmazı parası karşılığında davalıdan satın alındığını, taksim sözleşmesine dayanarak taşınmazların tescilini mirasçılardan istediğini ancak söz konusu yerlerin tescilini alamadığını açıklayarak 6154 ve 6019 parsel sayılı taşınmazların tapularının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Dosyada davacı … vekili; miras taksim sözleşmesi yapıldıktan sonra vekil edeni ile birlikte davalı- asıl dosyada davacı …’in 6154 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki depoyu yıkarak yerine 2 katlı bina yaptıklarını, binanın kaba inşaatı tamamlandıktan sonra davalı …’in …’e taşındığını, vekil edeninin taşınmazın üst katını tamamladığını, taşınmazı 1995 yılından bu yana malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurduğunu,vekil edeninin hissedarı olduğu taşınmaza iyiniyetle bina inşa ettiğini, ayrıca davalı-asıl dosyada davacı …’in, hissesini vekil edenine devrettiğini açıklayarak 6154 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tescilini, bu taleplerinin ve asıl davadaki zamanaşımı iddialarının kabul görmemesi durumunda dava konusu taşınmaz üzerindeki evin tamamının davacıya aidiyetine dair taşınmaz üzerine şerh konulmasına (tapunun beyanlar ve şerhler hanesine taşınmazın tamamının mahkeme aksi kanaatte olursa 2. katının veya ½ hissesinin …’e ait olduğu şerhi hususunda) karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Mahkemece, davacı … tarafından açılanan asıl davanın kabulüne, 6154 ve 6019 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline; birleşen dosyada davacı … tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davalı-birleşen dosyada davacı … vekili tarafından 6154 parsel açısından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, dosyadaki bilgi ve belgeler ile dinlenen tanıkların beyanlarına göre davalı birleşen dosyada davacı … vekilinin tapu iptali ve tescil talebine yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile hükmün 6154 sayılı parsele yönelik tapu iptal ve tescil talebine ilişkin bölümünün ONANMASINA,
Bundan ayrı davalı-birleşen dosyada davacı …’in muhdesatın aidiyetine dair beyanlar hanesine şerh verilmesi talebine yönelik temyiz itirazlarına gelince: dava konusu 6154 parsel sayılı taşınmaz üzerine inşa edilen 2 katlı betonarme binanın kaba inşaatının davacı- birleşen dosyada davalı … ile davalı- birleşen dosyada davacı … tarafından birlikte yapıldığı, taşınmazın 2. katının ince işlerinin davalı … tarafından yapılarak binanın 2. katının tamamlandığı tanıklar tarafından ifade edildiği ve doğrulandığı, dosya kapsamı ile sabit bulunmuştur.
Bu kapsamda TMK’nun 684/1. maddesi uyarınca kural olarak, bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur. 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı … İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı üzere: Eşya Hukukunda, muhdesatdan, bir arazi üzerinde arz malikinden başkasına veya bir paydaşa ait yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak sağlamaz. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK 722. 724. 729). Ne var ki; TMK’nun 1012 maddesi hükmün göre; malikin rızasıyla, kamu hukukundan kaynaklanan kısıtlamalar, Tapu Sicil Tüzüğü’nün belirlediği ayrık durumlar ve özel kanun hükümlerinde saklı hallerde tapu kütüğünün beyanlar hanesine muhtesatle ilgili şerh verilebilir. Başka bir anlatımla, tapu kütüğünün beyanlar hanesine “beyanda” bulunulabilmesi için Medeni Kanun veya ilgili özel yasalarda bir düzenlemenin bulunması gerekir.
Arzdan ayrı olarak muhdesatla ilgili tapu kütüğünün beyanlar hanesine açıklama yapmaya imkan veren düzenlemeye örnek olarak Türk Medeni Kanunu’nun 748.maddesindeki sürekli geçit hakları, 755. maddesindeki toprağın iyileştirilmesi işlemi yapılmak üzere taşınmaz maliklerinin alacakları kararlar, 710. maddesindeki yetkili makamlarca belirlenmiş taşınmazın heyalan bölgesinde kaldığına dair beyanlar sayılabilir. Diğer yandan, buna imkan veren özel kanunlar olarak da: 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, 3194 sayılı İmar Kanunu, 3621 sayılı Kıyı Kanunu, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu. 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemleri Düzenleyen Kanun, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, 2924 sayılı Orman Köylüsünün Desteklenmesine dair Kanun ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu sayılabilir.
Tapu Sicil Tüzüğü’nün 60. maddesi hükmüne göre, kütüğün beyanlar sütununa ancak mevzuatın yazılmasını öngördüğü hususlar yazılabilir. Az yukarıda, buna imkan veren Türk Medeni Kanunu’nun ilgili maddeleriyle özel kanunlar belirtilmiştir. Gerek metni yukarıda yazılan Türk Medeni Kanunu’nun 1012. ve gerekse Tapu Sicil Tüzüğü’nün 60. maddelerinden görülmektedir ki, mevzuatın yazılmasına izin vermediği bir belirtmenin kütüğün beyanlar sütununda gösterilebilirle imkanı yoktur.
Somut olaya gelince; her ne kadar davalı- birleşen dosyada davacı … vekili 6154 parsel sayılı taşınmaz üzerine yapılan 2 katlı binanın tamamı veya ½ hissesinin mümkün olmadığı taktirde 2. katının müvekkiline aidiyetine dair tapuya şerh konulması istenmiş ise de, yukarıdaki bilgiler ışığında TMK’nun 1010. maddesinde hangi hususların tapuya şerh verileceğinin yazılı bulunduğu, birleşen dosyada davacı … vekilinin isteğinin TMK’nun 1010. maddesi kapsamında olmadığı anlaşıldığından anılan hüküm gereğince tapuya şerh olanağı bulunmamaktadır. Ne var ki, HGK’nun 07.05.1986 tarih ve 1985/1-281 Esas 490 Karar sayılı kararında; “Evin kendisine ait olduğu konusunda tapu kütüğüne şerh verilmesi mümkün değil ise de; beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmesi gerekir”, denilmektedir. Anılan bu kararın olaya ışık tutacağı açıktır. Hal böyle olunca, birleşen dosyada davacı … vekilinin talebinin. Tapu Kütüğünün beyanlar hanesine yazılması şeklinde yorumlanması gerektiğinden 6154 parsel sayılı taşınmaz üzerine yapılan betonarme binanın kaba inşaatının davacı- birleşen dosyada davalı … ile davalı-birleşen dosyada davacı … tarafından birlikte meydana getirildiğinin (yapıldığının) tespitine ve TMK’nun 1012. maddesi uyarınca tapu kaydının beyanlar hanesine yazılması ile yetinilmesine karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmamıştır.
Davalı- birleşen dosyada davacı … vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle, usul ve kanuna aykırı bulunan yerel mahkeme hükmünün muhdesatın tespitine ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince … Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 427,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı-birleşen dosya davacısı …’e iadesine, 14.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.